3.3.b. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), Bu 7 Safhayı Sahâbeye Yaşatmıştır

3.3.b. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), Bu 7 Safhayı Sahâbeye Yaşatmıştır

Peygamber Efendimiz, Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimiz, kendisine tâbî olan sahâbeye 7 safhayı yaşatmıştır.

1-Sahâbenin hepsi Allah’a ulaşmayı dilemişlerdir.

ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

2- Bütün sahâbe kâinatın en büyük mürşidine; Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e tâbî olmuşlardır.

FETİH-10 Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).

3- Bütün sahâbe ruhlarını Allah’a teslim etmişlerdir.

EN'ÂM-71 De ki: “Bize fayda ve zarar vermeyen Allah’tan başka şeylere mi dua edelim? Bizi Allah’ın hidayete erdirmesinden sonra, yeryüzünde şeytanların kandırıp, şaşkın bıraktığı, arkadaşlarının da “bize hidayete gel” diye çağırdığı kimse gibi topuklarımızın üzerinde geriye mi döndürülelim?” De ki: “Muhakkak ki, Allah’a ulaşmak, o, hidayettir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”

“kul inne hudâllâhi huvel hudâ: Hidayet, Allah’a ulaşmaktır.” “ve umirnâ li nuslime li rabbil âlemîn(âlemîne): Âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”

Zumer Suresinin 18. âyet-i kerimesine göre bütün sahâbe ruhlarını Allah’a ulaştırarak hidayete ermişlerdir.

ZUMER-18 Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

4- Bütün sahâbe fizik vücutlarını Allah’a teslim etmişlerdir.

ÂLİ İMRÂN-20 Bundan sonra eğer seninle tartışırlarsa o zaman onlara de ki: “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir. Ve eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen sadece tebliğdir. Ve Allah, kullarını en iyi görendir.

5- Bütün sahâbe nefslerini de Allah’a teslim etmişlerdir.

ÂLİ İMRÂN-191 Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen Subhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru.

6- Bütün sahâbe irşada ulaşmışlardır.

HUCURÂT-7 Ve aranızda Allah’ın Resûl'ü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

7- Bütün sahâbe iradelerini de Allah’a teslim etmişlerdir.

ÂLİ İMRÂN-110 Siz, insanlar için çıkarılmış (seçilmiş) olan, ümmetin hayırlı kişileri oldunuz. Mâruf ile emredersiniz ve münkerden nehy edersiniz (men edersiniz). Ve siz, Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.