HZ. İBRÂHÎM’IN HANIF DÎNİ
HZ. İBRÂHÎM’İN HANİF DÎNİ
Hz. İbrâhîm, literatürde İbrâhîmî dînler olarak bilinen Yahudilik, Hristiyanlık ve İslâm’ın ortak atası kabul edilen önemli bir peygamberdir. O’nun hayatı ve öğretileri bu üç büyük dînin temelini oluşturur ve bu nedenle “bütün dînlerin babası” olarak anılmaktadır. Hz. İbrâhîm, tek bir yaratıcıya olan inancı ve bu inancı uğruna gösterdiği fedakârlıklarla tanınır. O’nun hikâyesi, Kur’ân, Tevrat ve İncil’de benzer şekillerde anlatılır. Bu da O’nun evrensel bir figür olduğunu göstermektedir.
Hz. İbrâhîm’in öğretileri insanların tek bir kaynaktan geldiğini ve aslında aynı inanç temelini paylaştığını vurgulamaktadır. Bu perspektif, tüm insanların aynı dînden yani tevhid inancından olduğu fikrini desteklemektedir. İbrâhîmî dînler, zaman içinde seremonilerinde oluşan farklılıklarına rağmen, adalet, merhamet, dürüstlük ve en önemlisi olan Allah’a teslimiyet gibi ortak değerleri paylaşmaktadır. Hz. İbrâhîm’in mirası, insanlığın birliğini ve farklı inançlar arasındaki ortak noktalarla aslında bütün dînlerin Hz. İbrâhîm’in Hanif Dîni olduğunu kanıtlamaktadır. Bu nedenle öğretileri, günümüzde dînlerin birleş- tirilmesi ve dînler arası diyaloğu ve hoşgörüyü teşvik etmek için önemli bir referans noktasıdır.
Hz. İbrâhîm’in Hanif Dîninin Kur’ân’da bü- tünüyle yer aldığını görüyoruz. O’ndan evvel İncil’de de bütünüyle yer aldığını görüyoruz. O’ndan evvel Tevrat’ta da yer aldığını görüyoruz. Hz. İbrâhîm’in Hanif Dîni Kur’ân-ı Kerim’de farz olduğu gibi İncil’de de Tevrat’ta da farzdır.
1. safha: Allah’a ulaşmayı dilemek (3. basamak).
2. safha: Mürşide ulaşıp tâbî olmak (14. basamak).
3. safha: Kişinin tâbiiyetiyle ruhunun vücudundan ayrılıp Allah’a ulaşması (21. basamak).
4. safha: Fizik vücudun Allah’a teslimi (25. basamak).
5. safha: Daimî zikirde nefsin Allah’a teslimi (ulûl’elbab makamı, 26. basamak).
6. safha: İhlâs makamı (irşad olmak, 27. basamak).
7. safha: İradeyi de Allah’a teslim ederek, irşada memur ve mezun kılınarak irşada tayin edilmek (28. basamak).
Bu 7 safhanın 7’si de Hz. İbrâhîm’in hanif dî- ninin temelini oluşturur. Hz. İbrâhîm haniftir ve Hz. İbrâhîm’in hanif dîninin üç temel özelliği vardır.
1 - Vahdet: Tek Allah’a inanmak.
2 - Tevhid: Tek bir fırka oluşturmak.
3 - Teslim: Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.
Hz. İbrâhîm’in hanif dîninin üçüncü özelliği teslimdir (ruhun, vechin, nefsin ve iradenin Allah’a teslimi). Hanif dîni bu sebeple İslâm dînidir. 4 teslimi içerir. Bu 4 teslim, 7 safhada vücuda gelir. Öyleyse Hz. İbrâhîm, O’ndan evvel Hz. Nuh, İslâm’ın 7 safhasını yaşamıştır. O’ndan sonra Hz. İbrâhîm yaşamıştır. Sonra Hz. Musa, sonra Hz. İsa, en sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V) yaşamıştır. Bu arada başka peygamberler de gelmiş geçmiştir. Ama son 3 kitaplı dîn, birbirinden farklıymış gibi görünen -şeytanın oyunuyla- dîn sebebiyle insanlar birbirine düşman edilmekte, milyonlarca insanın öldüğü korkunç savaşlar meydana gelmektedir.
Şu anda dünya üzerinde 100’den fazla kuruluş, dînlere -her türlü inanç sahiplerine- dair ayrı ayrı inceleme yapmış ve 72 tane fırka tespit etmişlerdir. İnsanlar, günümüzde ne yazık ki fırkalara ayrılmış durumdadır.
Oysaki Allahû Tealâ Rûm Suresinin 30. âyet-i kerimesinde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e, hanif dîninin ezelî ve ebedî dîn olduğunu söylemektedir. Orada Allahû Tealâ’nın kullandığı kelime “kayyum” kelimesidir. Bu dîn kayyum olan dîndir; ezelî bir dîndir. Ne kadar geriye giderseniz gidin, ondan başka bir dîn bulamazsınız ve ne kadar ileriye giderseniz gidin zamanda, Allahû Tealâ’nın bu dînden başka bir dîni asla olmayacaktır. O, kâinatın tek dînidir. Hz. İbrâhîm’in hanif dîni hanif fıtratının gereğidir.
RÛM-30 Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah’ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.
“Sen hanifsin (Sana hanif dînini öğrettik). Hanif olarak vechini dîne ikame et. O hanif fıtratıyla ki Allah, bütün insanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. İşte kayyum (ezelî ve ebedî) olan dîn, bu dîndir.”
Bütün insanlar sadece bir tek dîni (hanif dînini) yani Kur’ân’daki İslâm dînini yaşamak üzere yaratılırlar.
Allahû Tealâ âyet-i kerimeyi şöyle bitiriyor: “Allah’ın ne insanları hanif fıtratıyla yaratmasında ne de dîni yaratmasında bir değişiklik gö- remezsin (bu kayyum olan hanif dîni olmanın dışında bir başka hüviyette, bir başka şekilde göremezsin).”
Allah kıyâmete kadar bütün insanları hanif fıtratıyla yaratacaktır ve dîn de sadece hanif dîni olacaktır. Hz. Âdem’den Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e kadar başka bir dîn hiç olmamıştır. Hepsi sadece hanif dînidir.
Hanif dîni bir açıdan son derece önemlidir. Çünkü gelecek günlerde göreceğiz ki bir dünya sulhu dünya üzerinde mutlaka yeşerecektir, kök salacaktır. Dünya sulhu mutlaka kurulacaktır. Dînlerin aslında tek bir dîn olduğu bütün dînlerin mensuplarına anlatılacak ve kendi kitaplarındaki hususlarla onlar da bunu kabul etmek durumunda olacaklardır.
Üç dîn zannettiğimiz şey, aslında 7 safha ve 4 teslimden oluşan aynı dîndir. Yeter mi? Hayır, yetmez. Sadece bu kitaplarda mevcut olması yeter mi? Hayır, yetmez. İkinci konu birincisinden daha önemlidir. Çünkü 3 dînin üçünde de 7 safhanın 7’si de farzdır. Yani Tevrat’ta da 7 safhanın 7’si de farz, İncil’de de 7 safhanın 7’si de farz, Kur’ân-ı Kerim’de de 7 safhanın 7’si de farzdır. Yeter mi? Hayır, gene yetmez. Hz. Musa zamanında, Hz. Musa ve O’na tâbî olanların hepsi 7 safhanın 7’sini de yaşamışlardır. Tevrat bunu ispat ediyor. Gelelim İncil’e: Hz. İsa zamanında, Hz. İsa ve O’na tâbî olanlar kitaplarında (İncil’de) bu üzerlerine farz kılınan 7 safhanın 7’sini de gerçekleştirmişlerdir. Geliyoruz Kur’ân-ı Kerim’e: Kur’ân-ı Kerim âyetleriyle 14 asır evvele ulaşıyoruz. Bir de bakıyoruz ki Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz ve O’nun sahâbesi 7 safhanın 7’sini de yaşamışlar. Kur’ân’da 7 safhanın 7’si de farz, İncil’de 7 safhanın 7’si de farz, Tevrat’ta 7 safhanın 7’si de farzdır. 3 peygamber zamanında da o peygamberler ve onlara tâbî olanlar 7 safhanın 7’sini de yaşamışlardır.
Allahû Tealâ’nın öğretisi sadece Kur’ân öğretisi değildir. O’ndan evvel İncil öğretisidir. O’ndan evvel Tevrat öğretisidir. O’ndan evvel Hz. İbrâhîm’in kitabındaki öğretidir. O’ndan evvel Hz. Nuh’un kitabındaki öğretidir. Allahû Tealâ Âli İmrân Suresinin 81. âyet-i kerimesinde bütün peygamberlere kitap verdiğini ifade etmektedir.
İslâm dîni, Hz. İbrâhîm’in Hanif dînidir. Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e açıkça: “Sen hanifsin. Hanif olarak vechini dîne doğrult.” diyor. O hanif fıtratıyla ki Allah, bütün insanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. Ve Allah’ın dîni kayyum olan dîndir. Allah’ın ne hanif dînini ne insanları hanif fıtratıyla yaratmasını değiş- tirmesi mümkün değildir. Allah kıyâmete kadar bütün insanları hanif fıtratıyla yaratacak ve onlara sadece ve sadece hanif dînini yaşatacaktır. Başka bir dîn hiç olmamıştır. İlk peygamber ve ilk insan olan Âdem (A.S)’dan, son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’e kadar gelen bütün bilgiler aynı hususu teyit etmektedir. Başka bir dîn hiç olmamıştır. Kâinatın tek dîni Hz. İbrâhîm’in hanif dînidir. Hz. Nuh’a da Hz. İbrâhîm’e de Hz. Musa’ya da Hz. İsa’ya da Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e de Allahû Tealâ aynı şeriatı vermiştir. Şûrâ-13’te: “Dîni ayakta tutun ve fırkalara ayrılmayın diye aynı şeriatı size de verdik.” buyurmaktadır. O halde insanlar sadece bir tek fırkada olacaklardır.