17. BİD’AT TESLİMLER
Kur’ân’daki İslâm, 7 safha ve 4 teslimden oluşur. 28 basamaklık İslâm merdiveni boyunca, ancak zikirle gerçekleşen nefs tezkiyesi ve tasfiyesi vasıtasıyla, başlangıçta emanet olan ruhu, daha sonra emanet olan fizik vücudu, daha sonra emanet olan nefsi ve en son emanet olan iradeyi teslim edebiliriz. Nefsin tezkiye ve tasfiyesiyle gerçekleştirdiğimiz bu 4 teslime girmeden evvel insanın yaratılışına bakalım.
Allahû Tealâ, insanı 3 vücut ve serbest iradeyle yaratmıştır. Hicr Suresinin 26. âyet-i kerimesinde insanı bir fizik bedenle yarattığını bildirmektedir.
HİCR - 26 Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
ŞEMS - 7 Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
SECDE - 9 Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Allahû Tealâ tüm insanlara bir de serbest irade vermiştir. İrade, kişinin seçim hakkına sahip olmasıdır.
Allahû Tealâ irşad ve gayy yolunu, nebî resûller, her devirdeki velî resûller ve velî mürşidlerin tebliğiyle, Bakara256’da ifade buyurduğu gibi açıklamaktadır.
BAKARA - 256 Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Tebliğe muhatap olmasına rağmen dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemeyenler, cehenneme ulaştıran gayy yolunu seçenlerdir. Tebliğe muhatap olduktan sonra serbest iradesiyle dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyenler irşad yoluna, imajiner Sıratı Mustakîm’e ulaşanlardır. Allahû Tealâ İnsan Suresinin 3. âyeti kerimesinde, gayy yolunu seçenlerin kâfirler, irşad yolunu seçenlerin şükredenler olduğunu bize bildiriyor.
İNSÂN (DEHR) - 3 Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.
Öyleyse Allahû Tealâ, 3 vücut (ruh, fizik vücut ve nefs) dışında insana bir de serbest irade vermiştir. Rabbimiz bu 3 vücut ve serbest iradenin, dünya hayatını yaşarken Kendisine teslim edilmesini üzerimize farz kılmış ve ezelde (Kâlu belâ gününde) 3 vücudumuzdan yeminler ve serbest irademizden misak almıştır (A’raf-172 ve Maide-7).
A'RÂF - 172 Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki: “Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk.”
MÂİDE - 7 Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah’a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki Allah göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.
Bunların muhtevası Kur’ân-ı Kerim’de şu şekilde açıklanmaktadır:
Şems Suresinin 7. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ insanı bir nefsle sevva ettiğini, dizayn ettiğini bildirmektedir.
Allahû Tealâ, Secde Suresinin 9. âyet-i kerimesinde ise insanın içine ruhundan üflediğini buyurmaktadır.