NAHL - 9 Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
10.4 Allah’a ulaşmak
Allah’a dönüşümüz ve Allah’a teslim oluşumuz açık bir şekilde emrolunmaktadır. Bu husus, üzerimize 12 defa farz kılınmıştır. Öyleyse birliğin sembolü, Sıratı Mustakîm’in üzerinde olmaktır.
“Sıratı Mustakîm bir yoldur.” dedik. Bir yol olduğuna göre bir gün bitecektir. Gerçekten öyledir.
Kur’ân-ı Kerim, 7 tane Sıratı Mustakîm ihtiva eder. İslâm 7 safhadan oluşur. 7 safhada tam 7 Sıratı Mustakîm vardır. En’am Suresinin 152 ve 153. âyetleri, 7 Sıratı Mustakîm’i de içerir.
Sıratı Mustakîm istikamet üzere olan bir yolu temsil eder. Bu reel bir yoldur. Ruhumuz, kendisine ait olan bu yolda fizik standartlarda Allah’a doğru yükselir. 7 tane gök katını aşarak nihayetinde Allah’ın Zat’ına ulaşır. Sonra fizik vücudun Sıratı Mustakîm’i başlar ve biter. Nefsin Sıratı Mustakîm’i oluşur. Sonra bizi irşada ulaştıran Sıratı Mustakîm’e ulaşırız. Oradan da irademizi Allah’a teslim edeceğimiz Sıratı Mustakîm’e ulaşırız.
1. Sıratı Mustakîm üzerinde Allah’a ulaşmayı dileyenler bulunur. Onları 3. basamaktan 7. basamağa ulaştırır. Birincisi, Allah’a ulaşmayı dilemedir, yönelmenin birinci kesimidir. 1. Sıratı Mustakîm’de kişi 7 tane furkan alır ve 1. Sıratı Mustakîm o Furkanlarla 7. basamakta tamamlanır.
2. Sıratı Mustakîm, 7. basamaktan 14. basamağa ulaştırır. 14. basamağı da muhtevasına alır. 14. basamağa kim ulaşırsa, o irşad makamına tâbî olan kişidir. Allah’a ulaşmayı dilemiştir ve mürşidine ulaşmıştır. İkincisi, Allah’a yönelmedir. Yönelmenin ikinci kesimidir.
İlk iki Sıratı Mustakîmde ruhumuz vücudumuzdan henüz ayrılmamıştır. Yani bu ilk iki Sıratı Mustakîm, reel Sıratı Mustakîm değildir. Allah’a teslim olmak konusundaki ilk teslimin de burada sahibi olunur. Fizik standartlarda bir teslim yoktur. Ama Allah’a ulaşmayı dilediğimiz anda, Allahû Tealâ bunu başlangıç için bir teslim standardı sayar. İşte insanlardan her kim Allah’a ulaşmayı dilerse, Allah ona 12 tane ihsan vererek, onu mürşidine ulaştırır. 2. Sıratı Mustakîm’de Allah o kişinin kalbine ulaşır, kalbinin kapısını Allah’a çevirir, göğsünden kalbine nur yolunu açar. Kişi zikir yapar, Allah’ın nurları kalbe ulaşır ve kişi huşû sahibi olur. Böylece hacet namazını kılıp mürşidini görür, mürşidine ulaşır.
3. Sıratı Mustakîm, Tarîki Mustakîm’i de içerisine alan 4 bölümden oluşur. Vuslatla, Allah’ın Zat’ında yok olmakla, sığınağa sığınmakla noktalanır. Allah’ın Zat’ına ulaşmak, Allah’a mülâki olmak, bu Sıratı Mustakîm’dir.
Öyleyse “Sıratı Mustakîm nedir?” sualinin cevabı: “İnsanları hidayete erdiren yol.”dur.
O zaman “hidayet nedir?” “İnsan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşması”dır.
Ruhun Allah’a ulaşması ancak mürşide tâbiiyetle gerçekleşir. Tâbiiyetle beraber devrin imamının ruhu başımızın üzerine gelip, bizim ruhumuza vücudu terketmesini emreder.
Tâbî olacağımız mürşidi, Allah bize tayin etmiştir.
Her mürşidin bulunduğu dergâhtan devrin imamının bulunduğu ana dergâha, gözle görülmeyen, yeryüzünün sathına paralel yollar vardır. Bu yollar “sebîl” adını alırlar. Ruhumuzu Allah’a ulaştıracak olan Sıratı Mustakîm’in (yani 3. Sıratı Mustakîm’in) 1. bölümü, 1. sebîldir, yatay bir yoldur. Kişinin ruhunu, tâbî olduğu dergâhtan devrin imamının dergâhına kadar ulaştırır. Bundan sonra gelen 2. bölüm “Tarîki Mustakîm” adını alır.
Kişinin ruhu vücudundan ayrılır ve Allah’a doğru yola çıkmak üzere ana dergâha ulaşır. Ana dergâhta bir tecrübe devresi geçirir. Orada Allah’a doğru gök katlarına yükselmeye başlamışların arasına katılır. Ve herkesle beraber ana dergâhtan ayrılarak Allah’a doğru dikey bir yolculuğa çıkar. Ana dergâhtaki altın kapıdan uçarak geçip saflar oluştururlar. Hep beraber zemin kattan 1. kata ulaşırlar. Ayakta duran ruhların oluşturduğu bir saf, boşlukta yukarıya doğru yükselir. Kimse birbirini takip etmez, herkes aynı saftadır. Yan yana dizilmiş vaziyette Allah’a doğru yola çıkılır. Bu, 1. tarîktir.
1. gök katında açıkta yapılan bir secde söz konusudur. Burada herkes secde halindedir. Sonradan gelenler 1. gök katında kalırlar. Diğerleri 2. gök katına yükselirler. Bu 3. Sıratı Mustakîm’in 2. bölümü olan Tarîki Mustakim’e ait 2. tarîktir.
2. gök katında suvarılma işlemi tahakkuk eder.
3. gök katında 2 katlı bir mescitte secde edilir, mihenk menfezine ulaşılır. 3. katla 4. kat arasında mihenk menfezi vardır. Bizim âlemimize göre madenî olarak vasıflandırılabilecek olan bir silindirin içine giren kişi, sonsuz hızla 3. kattan 4. kata ulaşır.
4. gök katında Beyt-ül Makdes’in aslı vardır, orada secde edilir.
5. gök katında Beyt-ül Haram’ın aslı vardır, orada secde edilir. (Her bir gök katında bir kısım arka saflar mutlaka kalacak, ön saflar daha yukarıya yükselecektir.)
6. gök katında sıbgatullah olma mahalline gelinir. Buz kalıbına benzeyen bir nurdan yayılan nurlar, oradaki ruhları kendi rengine boyayacak ve çatlatacaktır. Çatlayan kesimler orada tedavi edilecektir.
Henüz 7. gök katına kadar çıkamayan bu ruhlar, buradan tekrar aşağı ineceklerdir. 6. kattan 5. kata, oradakileri de alarak 4. kata, oradakileri de alarak 3. kata, oradakileri alarak 2. kata, oradakileri de alarak 1. kata ve 1. kattakileri de alarak ana dergâha, devrin imamının dergâhına geri dönüş yapacaklardır. Orada herkes rahlelerinin önüne gelerek dağılacaklar ve herkes onarlık sıralar halinde tedrisata devam edecektir.
Buraya kadar anlatılanlar, 6. kata kadar yükselmedir. Ama Tarîki Mustakîm 6. katta bitmez. 6. katta bu çatlamaların devam ettiği süreç içerisinde bir gün, bir tanesinin yüzü, elleri, ayakları çatlamayacaktır. Cebrail (A.S) tarafından bu kişinin elbiseleri değiştirilir, ona bir kılıç verilir. O ruh, “Eûzu-Besmele” ile kılıcı kaldırarak kubbeden yukarıya doğru yükselir.
7. gök katında kişi 7. katın baklava dilimli altın kapısına varır. Bu kapının önünde 7 basamaktan oluşan beyaz mermerden yapılmış merdiven, merdivenin iki tarafında tırabzanlar ve merdivenin 5. basamağında iki tırabzanı birbirine bağlayan 7 bakladan oluşan altın zincir bulunur. Altın kapının tek kanatlı oluşu, kapı tokmağının bulunmayışı, baklava dilimlerini hatırlatan görünümü ile tıpkı ana dergâhda (zemin katta) bulunan ve Tarıkî Mustakim’e açılan kapıyla aynı özelliklere sahip olduğu dikkat çeker. İki kapı da aynı büyüklükte, aynı görüntüdedir. Farklı olarak 7. kattakinin önünde 7 basamaklı beyaz mermerden merdiven söz konusudur.
Fetih kapısına ulaşan kişi altın zincire elindeki kılıçla vurduğunda, altın zincir ikiye ayrılır. Altın zincirin ikiye ayrılması, arkadaki kapının açılmasının sebebidir. Kapı açılır, kişi elindeki kılıçla, uçarak kapıdan içeri girer ve tavandan yukarıya çıkar. Burası 7. kattır. Tarîki Mustakîm burada tamamlanmıştır.
Tarîki Mustakîm’in özelliği, bu dünyadan altın kapıdan Tarîki Mustakîm’e girilmesidir. Yani zemin kattaki altın kapı, Tarîki Mustakîm’e ulaştırır. 7. kattaki altın kapı ise Tarîki Mustakîm’in sonudur. 7. gök katına girişi temsil eder. Birer birer 7 tane gök katının aşıldığı Tarîki Mustakîm, 3. Sıratı Mustakîm’in 2. bölümünü oluşturur. Uzun yolculuk buradadır. Zamanı alan da geniş ölçüde burasıdır. Bu noktada kişinin ruhu henüz Allah’a ulaşmamıştır, Kur’ân’daki İslâm’ın yaşanmaya başlanmasından sonra, tâbiiyetin arkasında 5-6 ay içinde ruh mutlaka Allah’a ulaşacaktır.
7. gök katında ruh;
1. âlem’de Kader hücrelerini görür. Kendisine ait kader hücrelerinin üzerinden uçarak yapılan bir yolculuktan sonra 2. âleme ulaşır.
2. âlem, burası Ümmülkitaptır. On katlı bir apartman büyüklüğünde bir kitap, boşlukta durmaktadır. Allahû Tealâ’nın bütün indirdiği kitaplar oradadır. Ve onun altında etrafında, sağından ve solundan başlayan 60 kişi, kocaman bir kürsünün iki tarafında ara vermeksizin sıralanmışlardır. Devrin imamı onlara, ümmülkitap hakkında öğretide bulunmaktadır.
3. âlem, Kudret denizidir. Kudret denizinde dalmalar yapılacaktır, derinlere kadar girilip kudret denizinin sırları çözülecektir.
4. âlem, Makam-ı Mahmud’dur.
5. âlem, Divan-ı Salihîn’dir.
6. âlem, Zikir hücreleridir. İki metreden daha yüksek olan şeffaf, küresel bölümlerdir. Zikir hücrelerinde Allah’a ulaşmak üzere son noktada olan insanlar, görevlerini yapmaya devam ederler. Zikrini tamamlayan ruhlar, oradan ayrılarak 7. âlemin sonunda bulunan Sidretül Münteha’ya ulaşırlar. Burada da 3. Sıratı Mustakîm’in 3. bölümü sona erer. 3. Sıratı Mustakîm’in 3. bölümü soldan sağa doğru uzanan 7 tane âlemi ifade eder.
7. âlem, İndi İâhi’dir. Onun en yüksek noktası ise sondaki, çok güzel renkleri olan ağaçtır: Sidretül Münteha. Ve bu ağaçtan, ruh Allah’a doğru yükselir, Allah’ın Zat’ına ulaşır, Allah’a kavuşur, Allah’ın Zat’ında yok olur. Burası 3. Sıratı Mustakîm’in dikey olan 4. bölümüdür.
21. basamak, Allah’a varıştır. Allah’ın Zat’ında yok olmaksa, fenâfillah olmak demektir. Ruhumuz için fizik standartlarda olan Sıratı Mustakîm burada tamamlanır. İki yatay, iki dikey yoldan ibarettir. Bunlardan en uzunu, 7 kat yolculuğun tamamlanmasını ifade eden Tarîki Mustakîm’dir ve 1. dikey yoldur. 2. dikey yol, Sidretül Münteha’dan başlayarak kişiyi Allah’a ulaştırır. Allah’ın Zat’ında yok olmak, ruhu Allah’a teslim etmektir. Burada 3. Sıratı Mustakîm de tamamlanır.
Öyleyse biz insanları, Allahû Tealâ’ya ulaştıran bir yol vardır ve Allahû Tealâ hepimizi bu yolun üzerinde bulunmaya davet etmektedir. Bu yol, açık ve kesin bir yoldur. İnsan ruhunun yola çıktığı, Allah’a ulaştığı yoldur.