NEFS TAYYİ MEKÂNI

Nefs tayyi mekânı en kolay ve en yaygın tayyi mekân şeklidir. Bu tayyi mekânı za ten herkes yaşamaktadır fakat bunun farkında de ğildir.

Bütün rüyalar nefsle yaşanır. İnsanın rüya gör mesi, nefsinin fizik vücudundan ayrılmasıyla ger çekleşir. Nefsin elektron devir sayısı, fizik vücudun elektron devir sayısının yarısı kadardır. Bir insan gerçek uykuya ulaşınca, fizik vücudun elektron devir sayısı düşerken nefsinki yükselir. İkisi aynı noktaya geldiğinde; nefs fizik vücuttan ayrılır.

Nefs düşünce sisteminizi de beraberine alır ve sonsuz hızla dilediği yere, düşündüğü anda gidebi lir. Her gece rüyanızda bir yere gidersiniz. Allahû Teâla dilerse oradakileri size hatırlatır, dilerse ha tırlatmaz. Buradan geçerken buradakini unuttu rur, oradan geçerken de oradakini unutturur. Ama unutturmadıkları da vardır. Bütün rüyalar bir tayyi mekândır. Ama insanlar bunun farkına varamazlar.

Tayyi mekânda söz konusu olan şey, bunun bilincinde olmaktır. Ne zaman bilincinde olursak o zaman yaşadığımız şey artık rüya değil; tayyi mekândır.

Tayyi mekânı yaşayanlar, bu ayrılığı uyanık ken de gerçekleştirenlerdir. Kişi uyanıkken tayyi mekân standardına girdiğinde, nefs vücuttan ayrıl dığı an fizik vücut derhal uykuya dalar. Akıl artık f izik vücuda değil, nefse kumanda etmektedir.

Kontrollü bir tayyi mekân imkânını Allahû Te alâ dostlarına vermiştir. İşte Erzurumlu İbrâhîm Hakkı Hazretleri bu minval üzere bir hayatın sahi bidir. Yıldızlar sisteminde nefs tayyi mekânı ile se yahat etmiş, birçok âlemlere gitmiş ve keşfetmiştir. Ve bunu eserlerinde; “Biz uzayı Tillo’nun sokakla rından iyi biliriz.” sözleri ile açıklamıştır.

Allah’a ulaşmayı dileyip tâbiiyeti gerçekleşti ren herkes bu standartlarda güzellikleri yaşayabilir. Bunun için sabretmek, zikir ibadetini günden güne artırmak, Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmek gerekir.

Kimi zaman insanlar zulmani yollar ile buna benzer olayları yaşarlar. En basit tayyi mekân nefs tayyi mekânıdır. Zulmanilerin ulaşabileceği tayyi mekân o kadardır. Adına astral seyahat der ler. Fakat o insanlar bunu hiçbir zaman iç huzuru ile yaşayamazlar. Şeytanın etkisiyle günden güne karanlıklara çekilirler. Bu deneyimin sonrasında başlarının ön kısmında yoğun bir baskı (çekiçlen me) ve derin bir sıkıntı hissederler. Şeytan, onla rı tesiri altına alıp beyinlerini çekiçler. Zulmani yolun mensupları astral seyahatten bahsettikleri zaman hep söylerler: “Şeytanın kafanızı çekiçle mesi rahatlıkla mümkündür. Onun için kendinizi koruyun.” Ama korumaya rağmen binlerce insanın beyni şeytan tarafından her zaman çekiçlenir. Bey nin en üst noktasında başınızın tam üzerinde 20 cm çapında bir daire çizin, o nokta hissizleşir. Şeytanın oradaki tesirini net olarak kişi hisseder. Ve sanki düşünce kabiliyetinin bir kısmı dejenere olmuştur, kişi orada bir basınç hissetmektedir ve şeytanın nüfuz alanı oluşmuştur. Ve insanların birçoğu bu yüzden uzun bir huzursuzluk devresi geçirirler.

Allah’ın yolunda her şey Allah’ın kontrolü al tındadır ve hiç kimse tayyi mekân yapıyor diye böyle bir depresyon geçirmez.