Kur’ân’daki 28 Basamak
Kur’ân’daki 28 Basamak
1. basamak: Olayların yaşanması.
2. basamak: Olayların değerlendirilmesi.
3. basamak: Allah’a ulaşmayı dilemek. (İslâm’ın 1. safhası.)
4. basamak: Allah’ın Rahîm esmasıyla tecellisi.
5. basamak: İrşad makamıyla kişi arasındaki hicab-ı mesturenin kaldırılması.
6. basamak: Kişinin kulaklarındaki vakranın alınması.
7. basamak: Kişinin kalbindeki ekinnetin alınıp yerine ihbat konulması.
8. basamak: Allah’ın kişinin kalbine hidayetle ulaşması.
9. basamak: Kalbin Allah’a döndürülmesi.
10. basamak: Kalbe nur yolunun açılması.
11. basamak: Kişinin Allah’ı zikretmeye başlaması ve kalbin yumuşaması.
12. basamak: Kişinin huşû sahibi olması.
13. basamak: Hacet namazıyla mürşidin Allah’tan sorulması.
14. basamak: Mürşide tâbiiyet. (İslâm’ın 2. safhası.)
Mürşide Tâbiiyetten Sonra Kişi, 7 Kademede Nefsini Tezkiye Eder ve Her Tezkiye Kademesinde Ruh, Allah’a Doğru Bir Gök Katı Yükselir.
15. basamak: Kişi Nefs-i Emmare kademesindedir (%100 şerri emreden nefs kademesi).
16. basamak: Kişi Nefs-i Levvame’dedir, artık nefsini kınamaya başlamıştır.
17. basamak: Kişi Nefs-i Mülhime’dedir. Bu noktada şeytanın fücuru ve Allah’ın ilhamı kişiye ulaşır.
18. basamak: Kişi Nefs-i Mutmainne’dedir, Allah’ın verdiklerini yeterli görmeye başlamıştır.
19. basamak: Kişi Nefs-i Radiye’dedir, Allah’tan razı olmuştur.
20. basamak: Kişi Nefs-i Mardiyye’dedir, Allah da ondan razı olmuştur.
21. basamak: Kişi Nefs-i Tezkiyede’dir. Kişinin nefsinin kalbine Allah’ın nurları hâkim olmuştur. Ruh Allah’ın Zat’ına ulaşmıştır. (3. safha, 1.teslim.)
Tezkiye Kademelerinin Tamamlanmasıyla Ruh da Allah’a Ulaşmıştır. Bundan Sonra Velâyet Kademeleri Başlar.
22. basamak: Kişi Fenâ Makamı’nın sahibidir; ruhu Allah’ın Zat’ında ifnâ olmuştur.
23. basamak: Kişi Beka Makamı’na ulaşır; kişinin ruhuna Allah’ın katında bir taht ihsan edilir.
24. basamak: Kişi Zühd Makamı’nın sahibidir; Allah’ı dünya hayatından üstün tuttuğunu Allah’a ispat etmiştir.
25. basamak: Kişi Muhsinler Makamı’na ulaşır; fizik vücudunu Allah’a teslim etmiştir. (4. safha, 2. teslim.)
26. basamak: Kişi Ulûl’elbab Makamı’ndadır; nefsini Allah’a teslim etmiştir. (5. safha, 3. teslim.)
27. basamak: Kişi İhlâs Makamı’ndadır. (6. safha.)
28. basamak: Kişi Salâh Makamı’ndadır; iradesi de Allah’a teslim olmuştur. ( 7. safha, 4. teslim.)
KUR’ÂN-I KERİM’İN BÜTÜN SIRLARI, VEL ASR SURESİNDE GİZLENMİŞTİR
Vel Asr Suresi, 28 Basamağın Bütününü İhtiva Etmektedir.
Vel Asr Suresi, Kur’ân-ı Kerim’in kısa ama en önemli suresidir. 28 basamaklık İslâm merdiveni, 4 tane 7’li basamak olmak üzere bu surede yer almaktadır. İmam-ı Şâfi Hazretleri buyurmuştur ki: “Kur’ân kaybolmaz. Farz-ı mahâl kaybolduğunu düşünürsek tek başına Vel Asr Suresi yeterlidir.”
Elbette lâfzî mânâları itibarıyla Kur’ân’ın bütünü Vel Asr Suresinde yoktur. Ama 7 safha ve 4 teslimden ibaret Kur’ân’ın bütünü, ruh olarak Vel Asr Suresinde yer almıştır.
Allahû Tealâ Vel Asr Suresinde şöyle buyurmaktadır:
ASR - 1 Asra yemin olsun.
ASR - 2 Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.
ASR - 3 Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah’a ruhu ulaşıp Hakk’ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.
● Âmenû olmak; birinci 7’li basamak.
● Islâh edici amellere başlamak; ikinci 7’li basamak.
● Hakk’ı tavsiye etmek; üçüncü 7’li basamak.
● Sabrı tavsiye etmek; dördüncü 7’li basamak.
İşte Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerim’deki dizaynı bu dört tane 7’li basamağı ifade etmektedir. Âmenû olanlar, ölmeden evvel ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerdir. Islâh edici amellere başlamaksa kişinin mürşide tâbiiyetiyle devreye giren nefs tezkiyesini ifade etmektedir. Hakk’ı tavsiye etmek mutlak surette ruhun Allah’a teslimini, sabrı tavsiye etmek ise iradenin de Allah’a teslimini gerektirmektedir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Ya âlim olun ya müteallim (öğrenen) olun; ya işiten olun veya seven olun. Sakın beşincisi olmayın helâk olursunuz. Beşincisi ilme ve ilim ehline buğzedenlerdir.” (K: Taberani, Mecmeu’z-zevâid ve Menbeu’l-fevaid, c. 1, s. 122, c1, s. 75/9; Câmiussağir, 1.cilt, 1. bölüm, hadîs no: 318)
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), bu hadîsinde Kur’ân’ın bütününü ihata eden Vel Asr Suresine atıfta bulunmuştur. Hadîs-i şerif, Kur’ân-ı Kerim’deki 28 basamaklık dizaynla birebir örtüşmektedir.
Benzer bir hadîs-i şerifte de şöyle buyurulmaktadır: “Hayrukum men teâlleme elkur’âne ve âllemehu: Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir.” (Buharî, Fe dâilül-Kur’an, 21.)
Vel Asr Suresi İle Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in Hadîs-i Şerifi Arasındaki İlişki
Vel Asr Suresi - Anlamı - Hadîs-i Şerifteki Yeri “Ve tevâsav bis sabrı.” Sabredenler. Âlim olan, öğretenlerdir. “Ve tevâsav bil hakkı.” Hakk’ı tavsiye edenler. Öğrenenlerdir. “Ve amilûs sâlihâti.” Mürşide tâbî olanlar. İşitenlerdir. “İllâllezîne âmenû.” Âmenû olanlar. Sevenlerdir. “innel insâne le fî husrin.” Hüsranda olanlar. İlme ve ilim ehline buğzeden, sevmeyenlerdir.
Hadîs-i şerifte: “Ya âlim olun ya müteallim (öğrenen) olun.” ifadesiyle; “Ya sabrı tavsiye edin ya Hakk’ı tavsiye eden olun. Ya mürşide tâbî olup ıslâh edici amellere başlayan birisi olun veya âmenû olan birisi olun (îmânı artan müminlerden, Allah’a ulaşmayı dileyenlerden olun).” mesajı verilmektedir.
Cahiliyye döneminde yaşayan Arap bedevîlerini sahâbe yapan olay, Vel Asr Suresinin tamamını bir bütün olarak hayatlarına tatbik etmeleridir. Âli İmrân Suresinin 119. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ sahâbe-i kirâm için şöyle buyurmaktadır:
ÂLİ İMRÂN - 119 İşte siz (mü'minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: “Öfkenizden ölün.” Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Görüyoruz ki ashâb-ı kirâm, Kitab’ın bütününe tâbî olmuşlardır. Vel Asr Suresindeki dört kurtuluş sebebini de kendilerinde toplayarak hepsi ayaklı birer Vel Asr Suresi olmuşlardır. İstiklâl Marşımızın Yazarı Mehmet Akif Ersoy “Safahat” adlı şiir kitabındaki bir şiirinde şöyle buyurmaktadır:
“Allah’ın 99 esması var. En başında Hakk, Ne büyük şey kul için Hakk’ı tutup kaldırmak. Hani Ashâb-ı Kirâm birbirinden ayrılırlarken Mutlaka Vel Asr Suresini okurlarmış, bu neden? Çünkü meknûndur bu Surede esrar-ı felâh. En başında îmânî hakiki geliyor, sonra amel-i sâlih, Sonra hak, sonra sebat (sabır), işte kuzum insanlık. Bu dört şey sende birleşti mi yoktur hüsran sana artık.”
Mehmet Akif Ersoy’un da ifade ettiği gibi 28 basamak, 7 safha ve 4 teslimden oluşan dizayn Kur’ân-ı Kerim’de farz kılınmasına rağmen ve 14 asır evvel sahâbe bütün bu farzları yerine getirmiş olmasına rağmen, bugünkü İslâm tatbikatında ne yazık ki 7 safha ve 4 teslimden eser yoktur. Kur’ân’ın bütününü muhtavasında barındıran Vel Asr Suresi unutulmuş, unutturulmuştur. İşte bu noktada bize düşen görev, Kur’ân’daki İslâm’ı ehl-i zikirden öğrenmek ve bir an önce hayata geçirmektir.
Öyleyse gelin hep birlikte Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîs-i şerifini, Vel Asr Suresi ışığında bir bütün olarak inceleyelim.