4. Teslim | Cüzi İradenin Allah'a Teslimi
Son teslim,iradenin Allah'a teslimidir. Ruhun, fizik vücudun ve nefsin tesliminden sonra gelen bu süreç, kulun Allah ile olan ilişkisindeki en üst seviyeyi temsil eder. Önceki basamaklarda gerçekleşen teslimiyetlerin tamamlayıcısı ve nihai mührü olan irade teslimi, kişinin kendi cüz'i iradesini tamamen devreden çıkararak, Külli İrade'ye tam bir itaatle bağlanmasıdır.
İçsel Çatışma: İrade ve İnat Mekanizması
İradenin teslimini tam manasıyla kavrayabilmek için, insan iç dünyasındaki irade ve inat zıtlığını analiz etmek gerekir. İrade, ruhun bir hasletidir; inat ise nefsin bir afetidir.
- İrade (Ruhun Hasleti): Bizi negatiflere karşı müdafaa eden, günah işlememize mâni olan, afetlerin şiddetli taleplerine "Hayır!" diyebilen mukavemet gücüdür.
- İnat (Nefsin Afeti): Nefsin yanlışlardaki devamlılığını ısrarla sürdürmesi halidir. Kişiyi Allah’ın güzelliklerinden alıkoyan, emirleri yapmaktan men eden ve yasakları işlemeye teşvik eden karşı güçtür.
Bir insan iradesini Allah'a teslim edene kadar, bu iki güç arasında bir denge veya çatışma halindedir. Ancak nefs tezkiyesi ve tasfiyesi tamamlandığında, yani nefs %100 nurlarla dolduğunda, inat afeti tamamen yok olur. İnat afetinin yok olduğu yerde irade, tek başına bir güç olarak kalır ve artık teslim alınmaya hazır hale gelir.
Teslim Sürecinin Kritik Eşiği: Salâh Makamı
İradenin teslimi, Salâh Makamı'nın belirli kademelerinin aşılmasını gerektirir. Ulûl’elbab ve İhlâs makamlarını geçen, daimî zikre ulaşan ve nefsinin kalbinde hiç afet kalmayan bir kişi, Tövbe-i Nasuh ile Salâh Makamı'na adım atar. İradenin teslimi bu makamın 4. kademesinde gerçekleşir.
İrade Teslimine Giden 4 Aşama
Salâh makamına ulaşan bir veli için süreç şu sırayla işler:
- Günahların Örtülmesi: Kişinin geçmişteki hataları setredilir.
- Salâh Nuru: Allahû Tealâ, o kişinin başının üzerine, onu diğerlerinden ayıran dairesel bir nur (Salâh Nuru) verir.
- Günahların Sevaba Çevrilmesi: Mürşide tâbiiyetten sonra, daimî zikre ulaşmadan evvelki süreçte işlenen günahlar, bu aşamada sevaba tebdil edilir.
- İradenin Teslim Alınması: Kişi bu hedefleri tahakkuk ettirdiğinde, Allahû Tealâ onun iradesini teslim alır.
İradesi teslim alınan kişi için artık kendi iradesiyle bir işlevde bulunmak söz konusu değildir. O iradî yapı, o kişi için geçerliliğini yitirmiştir. Bu noktada kişi, Allah’ın iradesine bütünüyle râm olmuştur.
Daimî Zikirden "Tesbih" Haline Geçiş
İrade tesliminin en belirgin teknik sonucu, zikir boyutundaki değişimdir. İradesini Allah’a teslim eden bir kişi, artık daimî zikir sahibi değildir; o kişi Ehli Tesbih olmuştur.
Daimî zikir, kişinin kendi iradesiyle ve çabasıyla sürdürdüğü kesintisiz bir haldir. Ancak irade Allah'a teslim edildiğinde, bu kesintisiz zikir hali yerini "Tesbih"e bırakır. Kişinin iradesiyle yaptığı zikir, asgari standartlara iner. Bu durum bir eksiklik değil, aksine bir statü değişimidir.
Eğer bu kişi irşad makamında bir görevli ise (Devrin İmamı gibi), onun zikri artık kendisi için değil, kendisine tâbi olan ruhların seyr-i sülûk yolculuğunu idare etmek içindir. O zikreder, onun zikriyle Allah’a doğru yola çıkanlar gök katlarını aşar.
İrşada Memur ve Mezun Kılınmak
İrade teslimi, kişinin "İrşada mezun ve memur kılındın" hitabına muhatap olması demektir. Ruh, vech, nefs ve irade; hepsi Allah’a teslim olduğunda kişi kemâlâtın zirvesine ulaşır. Sahâbe-i Kiram'ın tamamı bu büyük şerefe nail olmuştur. Kur'an-ı Kerim, onların bu üstün halini şöyle belgeler:
9/TEVBE-100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
İşte iradenin teslimi, teslimlerin sonuncusudur ve bütün bir ömrü muhtevasında toplar. Bu noktaya ulaşan, yani iradesini Allah'a teslim eden bir kişinin (Salâh Makamı'nın sahibi), artık bulunduğu makamdan düşmesi söz konusu değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
İrade teslimi neden "en güç" teslimdir?
Çünkü irade, insan varlığının karar mekanizmasıdır. Ruhun, fizik vücudun ve nefsin tesliminden sonra, kişinin "benlik" iddiasında bulunabileceği son kaledir. Bu son kaleyi de Allah'a teslim etmek, kişinin kendi seçim hakkından tamamen vazgeçip sadece Allah'ın dilediğini yaşaması demektir.
İradesini teslim eden kişi zikri bırakır mı?
Hayır, zikri bırakmaz ancak "Daimî Zikir" statüsünden "Tesbih" statüsüne geçer. Artık zikri kendi iradi zorlamasıyla değil, Allah'ın tasarrufuyla, bir nevi otomatikleşmiş bir zikir haliyle yani tesbihte devam eder.
Salâh Makamı'nda irade tesliminden önce neler yaşanır?
İrade tesliminden hemen önce 3 aşama gerçekleşir: 1. Günahların örtülmesi, 2. Başın üzerine "Salâh Nuru"nun verilmesi, 3. Geçmiş günahların sevaba çevrilmesi. Bunlar tamamlandıktan sonra 4. aşamada irade teslim alınır.
İnat ve İrade ilişkisi nasıldır?
İrade ruhun hasleti, inat ise nefsin afetidir. Nefs tezkiyesi tamamlanıp afetler yok edildiğinde "inat" da yok olur. İnat yok olduğunda irade, karşı koyan bir güç kalmadığı için saf hale gelir ve bu saf irade Allah'a teslim edilir.
İradesini teslim eden kişi hata yapar mı?
İradesini Allah'a teslim eden kişi, "Salâh" (sulh, barış, iyilik) makamındadır ve Allah'ın koruması altındadır. İradesi Allah tarafından teslim alındığı için, o kişinin fiilleri Allah'ın rızasına uygun tecelli eder. Ayrıca bu makamdan düşmek söz konusu değildir.