5. Safha: "Nefsin Teslimi | Ulul-Elbab"

Allahû Tealâ insanları kâinattaki en değerli mahlûklar olarak yaratmış ve bu değerin bir gereği olarak, insanın ruhunu, vechini (fizik vücudunu) ve nefsini Allah'a teslim etmesini emretmiştir. İslam tasavvufunda seyr-i sülûk yolculuğunda, fizik vücudun tesliminden sonra gelen en kritik eşik, nefsin kalbindeki tüm karanlıkların giderildiği Nefsin Teslimi aşamasıdır.

Daimî Zikir ve Ulûl'elbab Makamı

Fizik vücudun Allah'a teslimi, "Muhsinler" makamında gerçekleşir; ancak bu noktada nefsin kalbinde hala cüzi miktarda afetler (karanlıklar) bulunmaktadır. Kişi zikrini artırarak daimî zikir noktasına ulaştığında, nefsin kalbindeki tüm afetler yok olur. İşte nefsin kalbinde hiç karanlığın kalmadığı bu nokta, Ulûl'elbab makamıdır.

Allahû Tealâ, bu makamın sahiplerini Kur'an-ı Kerim'de şöyle tarif etmektedir:

3/ÂLİ İMRÂN-190: Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde, ulûl elbab için elbette âyetler (deliller) vardır.
3/ÂLİ İMRÂN-191: Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen Subhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru.

Ulûl'elbab, lübb'lerin (sır hazinelerinin) sahipleridir. Bu kişiler ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken daima Allah'ı zikrederler. Bu makamda kişi, 5 duyu ile algılanamayan ötesi hakikatleri algılamaya başlar. Artık mütefekkir olmanın ötesinde, mütezekkir bir yapıya bürünmüştür.

Hikmet Makamı ve 7 Özelliği

Ulûl'elbab kademesi aynı zamanda Hikmet kademesidir. Bu noktada kişi İlm'el Yakîn mertebesini tamamlamış, Ayn'el Yakîn mertebesine geçmiştir. Hikmet makamı iki temel kademeden (Ulûl'elbab ve İhlâs) oluşur ve hikmet sahibi olmanın 4 temel özelliği şunlardır:

  • Kalp Gözü: Açılmıştır.
  • Kalp Kulağı: Açılmıştır.
  • Daimî Zikir: Kişi kesintisiz zikir halindedir.
  • Nefs Tasfiyesi: Nefsindeki bütün afetler yok olmuştur.

Bununla birlikte hikmetin üç temel şartı daha vardır: Hayır sahibi olmak, Tezekkür (Allah ile konuşabilmek) ve Hüküm sahibi olmak (Kur'an ile hükmetmek).

İhlâs Makamı ve Nefsin Tam Teslimi

Nefsin teslimi süreci, Ulûl'elbab makamında başlar ancak tamamlanması İhlâs Makamı ile gerçekleşir. Kişi Ulûl'elbab makamındayken kendisine zemin katın ve yedi yer katının sırları gösterilir. Ne zaman ki Allahû Tealâ kişiye 1. gök katını göstermeye başlarsa, o kişi İhlâs Makamı'nın sahibidir.

Bu süreçte kişiye sırasıyla 2., 3., 4., 5., 6. ve 7. gök katları ve 7. gök katının 7 âlemi gösterilir. Bu âlemlerin sonuncusu, İhlâsın son mertebesi olan Sidretül Münteha'dır. İndi İlâhi'nin en üst noktası olan Sidretül Münteha'yı gören kişi, İhlâs makamını tamamlamış olur.

İşte bu nokta, Ayn'el Yakîn'in son kademesidir. Kişi nefsini tamamen Allah'a teslim etmiş, ruh ve fizik vücut tesliminden sonra 3. teslimini de tamamlamıştır. Bu makamın sahibi, 5. kat cennetin ve dünya saadetinin bütününe ulaşmıştır.

Mutlak Saadet ve Huzur

Nefsin teslimi ile ulaşılan nokta, mutlak mutluluğun yaşandığı yerdir. Dünya saadeti; iç dünyada, dış dünyada ve Allah ile olan ilişkilerde kavgayı bitirip, sulh ve sükûn haline ulaşmaktır.

Mutlu olduğunu iddia eden ile gerçekten mutlu olan arasındaki fark şu üç soruda gizlidir:

  1. Kesintisiz bir mutluluk hali yaşıyor musunuz?
  2. Daima sulh ve sükûn halinde misiniz?
  3. İç dünyanızda, dış dünyanızda ve Allah ile ilişkilerinizde kavgayı bitirdiniz mi?

Nefsini Allah'a teslim eden kişi, nefsinde afetler kalmadığı için iç dünyasında sonsuz bir huzur yaşar. Kimseye zulmetmediği ve kimseden intikam almayı dilemediği için dış dünyasında barış içindedir. Allah'ın emir ve yasaklarına tam itaat ettiği için Allah ile olan ilişkisinde de mutlak bir teslimiyet ve saadet söz konusudur.

Dr. Abdulcabbar BORAN

Sıkça Sorulan Sorular

Ulûl'elbab makamı nedir ve nasıl ulaşılır?

Ulûl'elbab, "sır hazinelerinin sahipleri" anlamına gelir. Kişinin zikrini artırarak "daimî zikir" noktasına ulaştığı, nefsinin kalbindeki tüm afetlerin temizlendiği ve lübb sahibi olduğu makamdır. Bu makamda kişi ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken daima Allah'ı zikreder.

İlm'el Yakîn ile Ayn'el Yakîn arasındaki fark nedir?

Fizik vücudun teslimi İlm'el Yakîn'in sonudur. Nefsin teslimi süreci (Ulûl'elbab ve İhlâs makamları) ise Ayn'el Yakîn'in yaşandığı aşamadır. Bu aşamada kalp gözü açılır ve alemler görülmeye başlanır.

Hikmet sahibi olmanın temel özellikleri nelerdir?

Hikmet sahibi olmanın 4 ana özelliği vardır: 1) Kalp gözünün açık olması, 2) Kalp kulağının açık olması, 3) Daimî zikirde olunması, 4) Nefsteki tüm afetlerin yok olması. Ayrıca hayır sahibi olmak, tezekkür ve hüküm sahibi olmak da hikmetin şartlarındandır.

İhlâs makamı ne zaman başlar?

Ulûl'elbab makamındayken kişiye zemin kat ve yer katlarının sırları gösterilir. Allahû Tealâ kişiye 1. gök katını göstermeye başladığı andan itibaren kişi İhlâs makamına adım atmış olur.

Sidretül Münteha'nın görülmesi neyi ifade eder?

Sidretül Münteha, 7. gök katının 7. âlemidir ve İndi İlâhi'nin en üst noktasıdır. Bu noktanın görülmesi, İhlâs makamının tamamlandığını ve nefsin Allah'a tam olarak teslim edildiğini ifade eder.

Nefsin teslimi dünya hayatında ne kazandırır?

Nefsini Allah'a teslim eden kişi, dünya saadetinin bütününe sahip olur. Bu, iç dünyada, dış dünyada (insanlarla ilişkilerde) ve Allah ile olan ilişkilerde kesintisiz bir mutluluk, sulh ve sükûn hali demektir.

Daimî zikir nedir?

Âli İmrân Suresi 191. ayetinde belirtildiği üzere; kişinin ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken kesintisiz olarak Allah'ı zikretmesi halidir. Bu hal, nefsin kalbindeki karanlıkların tamamen temizlenmesini sağlar.

Nefs tesliminde afetlerin durumu nedir?

Nefs teslimine giden yolda, özellikle Ulûl'elbab makamına ulaşıldığında nefsin kalbindeki afetler tamamen yok olur. Yerini Allah'ın nurları ve faziletleri alır.

Mütezekkir olmak ne demektir?

Mütezekkir olmak, sadece düşünmek (mütefekkir) değil, düşüncenin bittiği yerde Allah'ın yardımıyla, Allah ile tezekkür edebilir (konuşabilir/danışabilir) hale gelmektir.

Dünya saadeti nedir?

Dünya saadeti; geçici bir his değil, iç ve dış dünyada kavganın bitmesiyle oluşan kesintisiz bir barış ve huzur halidir. Kişinin Allah ile, kendisiyle ve çevresiyle tam bir uyum içinde olmasıdır.