4. Safha: "Fizik Vücudun Allah'a Teslimi"

Allah'a hamd ve şükrederek, İslâm'ın temel esaslarından biri olan ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir konuyu, fizik vücudun teslimi (vechin teslimi) meselesini ele alacağız. Daha önceki safhalarda Allah'a ulaşmayı dilemek, mürşide tabii olmak ve ruhun Allah'a ulaşması konuları işlenmişti. Sıra, üzerimize farz kılınan fizik vücudumuzun teslimine gelmiştir. Bu husus, Âli İmrân Suresi'nin 76. ayetinde açıkça belirtilmektedir:

3/ÂLİ İMRÂN-76: Hayır, (öyle değil)! Kim (Allah ile olan) ahdini yerine getirir ve takva sahibi olursa, o taktirde muhakkak ki Allah, takva sahiplerini sever.

Buradaki kavramlar dikkatle incelendiğinde; "belâ" (Hayır, öyle değil), "men evfâ bi ahdihî" (Kim ahdini ifa ederse) ve "vettekâ" (Ve takva sahibi olursa) ifadeleri, fizik vücudumuzun Allah'a kul ve teslim olmasının bir ahd meselesi olduğunu ortaya koymaktadır.

Yemin, Misak ve Ahd Kavramı

Fizik vücudumuzun teslimiyeti, Allahû Tealâ'nın ezelde bizden aldığı yemin, misak ve ahde dayanmaktadır. A'râf Suresi'nde bu tarihi an şöyle tasvir edilir:

7/A'RÂF-172: Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): "Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?" Dediler ki: "Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk."

Bu ayette belirtildiği üzere, kıyamet günü "Biz bundan habersizdik" dememesi için nefsler şahit tutulmuştur. Çünkü nefs, doğuşu itibarıyla %100 afetlerle doludur. Süreç Mâide Suresi'nde detaylandırılır:

5/MÂİDE-7: Allah'ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah'a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki Allah göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.

Allahû Tealâ, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sualine "Evet" cevabını aldıktan sonra üç ayrı varlığımızdan söz almıştır:

  • Nefsler: Allah'a teslim olacaklarına dair yemin vermiştir.
  • Fizik Vücutlar: Allah'a teslim olacaklarına dair ahd vermiştir.
  • Ruhlar: Allah'a teslim olacaklarına dair misak vermiştir.

Bu üç unsurun tesliminden sonra, irade (cüz'î irade) de Allah'a teslim olmayı taahhüt etmiştir ki bu da iradenin misakidir. Mâide-7'de geçen "Sizi o misakle bağlamıştı" ifadesi, tüm bu teslimiyetleri kapsayan bir bütünü, yani Allah'ın ahdini işaret eder.

Teslimiyet Basamakları ve Sıratı Mustakîm

Teslimiyet süreci belirli bir hiyerarşiye sahiptir

  1. Ruhun Teslimi: 22. basamakta gerçekleşir.
  2. Fizik Vücudun Teslimi: 25. basamakta gerçekleşir.
  3. Nefsin Teslimi: 27. basamakta gerçekleşir.
  4. İradenin Teslimi: 28. basamağın 5. kademesinde gerçekleşir.

Allah'ın ahdini yerine getirmek, bu teslimiyetlerin tamamını kapsayan bir farzdır. En'âm Suresi'nde bu durum şöyle emredilmiştir:

6/EN'ÂM-152: ...Allah'ın ahdini yerine getirin (ifa edin)...

Ve hemen ardından gelen ayette, bu yolun tekliği vurgulanır:

6/EN'ÂM-153: Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun...

Buradaki Sıratı Mustakîm; ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin Allah'a teslimine giden yoldur. Bu yolun dışındaki yollar, insanı fırkalara ayırır ve takvadan uzaklaştırır.

Fizik Vücudun Teslim Süreci ve Muhsin Olmak

Fizik vücudumuz 70 trilyon hücre ve karmaşık kromozom yapısıyla muazzam bir emanettir. Süreç, Allah'a ulaşmayı dilemekle başlar, mürşide ulaşmakla devam eder ve ruhun teslimiyle (22. basamak) ilk büyük aşama tamamlanır. Ra'd Suresi 20 ve 21. ayetlerinde, ahdini ifa edenlerin ruhlarını Allah'a ulaştırdıkları belirtilir.

Ruhun tesliminden sonra zikir artırılır. Zikir sayısı günün yarısını (12 saati) geçtiğinde, kişi zahid makamına ulaşır. Yusuf Suresi'nin 20. ayetinde geçen "zahid" kavramı, dünyaya değer vermeyip Allah'a yönelmeyi ifade eder.

Nefsin kalbindeki nurlar %81 seviyesine ulaştığında, fizik vücudun Allah'a teslimi gerçekleşir. Bu noktada kişi Muhsin unvanını alır. Nisâ Suresi bu durumu şöyle açıklar:

4/NİSÂ-125: Ve hanif olarak Hz. İbrâhîm'in dînine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah'a teslim ederek muhsin olan kimseden, dînen daha ahsen kim vardır...

Muhsin Olan Kişinin Durumu

Fizik vücudunu teslim eden (muhsin olan) kişinin nefsinde hâlâ %19 oranında afet bulunmaktadır. Ancak kalpteki %81'lik nur (fazl ve rahmet), bu %19'luk karanlığı hükmen etkisiz kılar. Kişi, içindeki itirazlara rağmen Allah'ın bütün emirlerini yerine getirir ve yasak ettiği hiçbir fiili işlemez. Bu durum, iradenin nefse hakimiyetinin kesinleştiği noktadır.

Emanetlere ve Ahdlere Riayet

Mu'minûn Suresi'nde kurtuluşa erenlerin özellikleri sayılırken şu ifade kullanılır:

23/MU'MİNÛN-8: Ve onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir (uyanlar, sadık olanlardır).

Burada "emanetler" çoğul kullanılmıştır. Ruh, birinci emanettir. Ruh teslim edildiğinde, fizik vücut ikinci emanet haline gelir. Fizik vücut teslim edildiğinde ise nefs emanet olur. Bu silsile iradenin teslimine kadar devam eder. Allah'ın ahdini yerine getirenlere Allah da kendi ahdini (cennet vaadini) yerine getireceğini Bakara-40 ve Fetih-10 ayetlerinde müjdelemiştir.

Fizik Vücut Tesliminin Farziyeti

Fizik vücudun teslimi, bir tercih değil, Yâsin Suresi'nde belirtildiği üzere bir farzdır ve şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olmanın gereğidir:

36/YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı?...
36/YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Fizik Vücut Teslimi ile Daimî Zikir (Ulûl'elbab) Arasındaki Fark

Fizik vücudunu teslim eden kişi ile daimî zikir sahibi (Ulûl'elbab) arasında ince ama önemli farklar vardır. Her ikisi de Allah'ın emir ve yasaklarına tam itaat eder. Ancak:

  • Afet Durumu: Fizik vücudunu teslim eden kişinin kalbinde %19 afet vardır. Daimî zikir sahibinin kalbinde ise hiç afet kalmamıştır.
  • Zikir Durumu: Fizik vücut tesliminde zikir kesintilidir (günde 18 saat). Daimî zikirde ise kalp her an Allah'ı zikreder.
  • Kalp Gözü ve Kulağı: Fizik vücut tesliminde kalp gözü ve kulağı açılabilir de açılmayabilir de (açılırsa kişi Ârif olur). Ancak daimî zikirde bu özellikler (aynel yakîn) mutlak surette mevcuttur.
  • Koruma: Daimî zikirde, Rabbanî kapıdan gelen nurlar kalbin fücur kapısını sürekli mühürlü tuttuğu için karanlıklar asla içeri giremez.

Sonuç olarak; fizik vücudun teslimi, ilm'el yakîn ile ayn'el yakîn arasında bir köprüdür. Sahâbe döneminde herkesin yaşadığı bu teslimiyet, günümüzde unutulmuş olsa da Kur'an'ın emri ve İslâm'ın yaşanması gereken bir hakikatidir.

3/ÂLİ İMRÂN-20: ...O kitab verilenlere ve ümmîlere: "Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?" de...
Dr. Abdulcabbar BORAN

Sıkça Sorulan Sorular

Fizik vücudun teslimi ne demektir?

Fizik vücudun teslimi, kişinin Allah'ın emirlerini harfiyen yerine getirdiği, yasaklarından tamamen kaçındığı ve Allah'a verdiği "ahd"ini ifa ettiği bir olgunluk mertebesidir.

Fizik vücudun teslimi Kur'an'da farz mıdır?

Evet, Âli İmrân-76, En'âm-152, Yâsin-60 ve 61 gibi birçok ayette fizik vücudun (vechin) Allah'a teslim edilmesi (ahdin ifası) emredilmiştir.

Yemin, Misak ve Ahd arasındaki fark nedir?

Nefsin verdiği söze "Yemin", Ruhun verdiği söze "Misak", Fizik Vücudun verdiği söze "Ahd" denir. Hepsi Elest Bezmi'nde Allah'a verilmiştir.

Fizik vücut teslimi hangi basamakta gerçekleşir?

Ruhun tesliminden (22. basamak) sonra, zikrin artırılmasıyla ulaşılan 25. basamakta fizik vücut teslimi gerçekleşir.

"Muhsin" kime denir?

Nisâ Suresi 125. ayetine göre, fizik vücudunu (vechini) Allah'a teslim eden kişiye "Muhsin" denir.

Fizik vücut teslim olduğunda nefisteki afetler tamamen biter mi?

Hayır, fizik vücut teslim edildiğinde nefsin kalbinde hâlâ %19 oranında afet bulunur, ancak %81 nur hakimiyeti olduğu için kişi günah işlemez.

Zahid makamı nedir?

Kişinin her gün 24 saatin yarısından fazlasını (12 saatten fazla) zikirle geçirdiği ve dünyaya değer vermediği manevi makamdır.

Fizik vücudun teslimi ile Daimî Zikir aynı şey midir?

Hayır. Fizik vücut teslimi "köprü" makamdır. Daimî zikir (Ulûl'elbab) ise nefsin de tamamen teslim olduğu, afetlerin sıfırlandığı daha üst bir makamdır.

Emanetlere riayet etmek ne anlama gelir?

Ruh, fizik vücut, nefs ve iradenin sırasıyla Allah'a teslim edilmesi, emanetlere ve ahdlere riayet etmek demektir (Mu'minûn-8).

"Şeytana kul olmak" ne demektir?

Yâsin-60'a göre, fizik vücudunu Allah'a teslim etmemiş bir kişi, nefsindeki afetler sebebiyle şeytanın tesirine açıktır ve ona kul olma tehlikesindedir.