Hidayet ve Mutluluk
Yüce Yaratıcı'ya hamd ve şükredilmelidir ki; bizleri insan olarak yaratmıştır. Kâinatta sadece bir tek mahlûk, yani insan, Allah'ın ruhundan üfürdüğü bir özelliğin sahibidir. Bütün insanlar, doğar doğmaz Yaratıcı tarafından kendilerine ruh üfürülür. Fizik vücut ve nefse ilaveten, insan varlığı bu ilahi emanet ile teçhiz edilir. Allah'ın ruhu sadece insanlara nasip olan büyük bir nimettir.
İlahî ilişkilerin muhtevası incelendiğinde, bu sürecin teslimlerden ibaret olduğu görülür. Tevrat, İncil ve Kur'ân-ı Kerim aracılığıyla bütün insanlara ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah'a teslim etmeleri farz kılınmıştır.
Allah ile İlişkiler ve 7 Safha
İnsanla Yaratıcı arasındaki manevi tekâmül süreci 7 safhadan oluşur ve bunun 4 safhası teslimiyeti içerir.
Bu sürecin başlangıcı şöyledir:
1. Safha: Allah'a ulaşmayı dilemek.
2. Safha: Mürşide tâbiiyet.
Mürşide tâbî olunduğunda gerçekleşen manevi hal şudur: Ruh, Allah'a ulaşmak üzere vücudu terk eder. Eğer kişi, hacet namazı kılarak ve Allah'a danışarak gerçek bir mürşide ulaşmışsa, ruh mutlaka vücuttan ayrılır ve Allah'a doğru yola çıkmış olan kafileye (Seyr-i Sülûk) katılır.
Bu ruhlar kafilesi, 7 gök katını aşarak manevi bir yolculuk gerçekleştirir. Bu süreç, takriben 7-8 aylık bir zaman dilimini kapsar. 7. gök katında 7 âlem geçilir ve nihayetinde Sidretül Münteha'dan dikey bir yolculukla Allah'ın Zat'ına ulaşılır.
Yaratıcı, üfürdüğü ruhu geriye istemektedir. İnsanı diğer mahlûkattan ayıran temel özellik, doğduğu an kendisine ruh üfürülmesidir. Bütün insanlar, bu emanete ehil bir hüviyetle yaratılmıştır. Emanet olan ruhu, Yaratıcı'ya doğru yola çıkarmak, bütün insanların asli vazifesidir. Bu olgu ise bir mürşide mutlak tâbiiyeti gerektirir.
Cennetin Yolu: Allah'a Ulaşmayı Dilemek
Bilinmelidir ki; Allah'a ulaşmayı dilemedikçe cennet yolu kimseye açılmaz.
1. Kat Cennet, Allah'a ulaşmayı dileyenleri muhtevasına alır. Akabinde kişi hacet namazı ile mürşidini Allah'tan sorar ve gösterilen mürşide tâbî olur. Bu tâbiiyet, ruhun vücuttan ayrılmasına zemin hazırlar.
Allah'ın bir insana ruh üfürmesi ile ruhun geri dönüşü aynı süreç değildir. Ruhun Allah'a ulaşması için kalbî bir dilek şarttır. Kişi samimiyetle Allah'ı ve O'na ulaşmayı dilerse, Allah o kişiye mutlaka mürşidini gösterir. Seçim hakkı kula değil, Allah'a ait bir; herkesin meşrebine uygun mürşit tayin edilir.
Hacet Namazı ve Mürşidi Sormak
Manevi yolda keyfî kararlar geçerli değildir. "İstediğim kişiye tâbî olurum" yaklaşımı, kişisel bir tercih olsa da ilahi emre uygunluk, hacet namazı ile teyit edilmelidir. Allah'ın emirleri aynen tatbik edilmelidir.
Yaratıcı'nın emri açıktır: "Mürşidinizi hacet namazını kılarak Benden soracaksınız."
Hacet Namazı Uygulaması:
Perşembeyi Cumaya bağlayan geceler veya kandil geceleri tercih edilmekle birlikte, her gece saat 12.00'den sonra boy abdesti alınarak kılınabilir.
- 1. Rekât: Sübhâneke + Fâtiha + 3 Âyetel Kursî
- 2. Rekât: Fâtiha + İhlâs + Felâk + Nâs
- Oturuş: Et Tahiyyâtu
- 3. Rekât: Fâtiha + İhlâs + Felâk + Nâs
- 4. Rekât: Fâtiha + İhlâs + Felâk + Nâs
- Son Oturuş: Et Tahiyyâtu + Allâhumme Salli + Allahumme Bârik + Rabbenâ
Namazın ardından dua faslında mürşit Allah'tan sorulur. Hacet namazı sadece bu amaçla değil, her türlü manevi ve dünyevi ihtiyaç için de kılınabilir.
Dört Teslim ve Yanlış Bilinenler
"Ben buna lâyık değilim" düşüncesi geçerli değildir; liyakati belirleyen Allah'tır. İlahi emir, everyone'ın ruhunu Allah'a ulaştırmasıdır. Bu, Ruhun Teslimidir. Süreç, Fizik Vücudun Teslimi, Nefsin Teslimi ve İradenin Teslimi ile devam eder. Toplamda 4 teslim söz konusudur.
Geçmiş dönemlerde bu hakikatler unutulmuş, din anlayışı sadece "İslâm'ın 5 Şartı"na indirgenmiştir. Yaygın ancak hatalı bir inanışa göre; ibadetlerini yapanların önce cehennemde cezalarını çekip, sonra cennete gireceği iddia edilmiştir.
Önemle belirtilmelidir ki; Kur'ân-ı Kerim'e göre, cehenneme girdikten sonra oradan çıkıp cennete gitmek diye bir kavram asla mevcut değildir.
Allah’a Ulaşmayı Diledikten Sonraki Süreç
Allahû Tealâ, önce ruhu teslim alır. Ardından fizik vücudun teslimiyeti gelir. Ruhun teslim alındığı noktada nefsin kalbi %51 oranında nurlarla dolar. İlerleyen aşamalarda fizik vücut teslim alınır (%80 nur), daimî zikir ile nefs teslim alınır ve nihayetinde irade teslim edilir.
En kolay teslim, ruhun teslimidir; zira Yaratıcı bu görevi bizzat üstlenmiştir. İlgili ayet meali şöyledir:
ŞÛRA-13: Kim Bana ulaşmayı dilerse, Ben onu Kendime ulaştırırım.
Burada "Kim Allah'a ulaşmayı dilerse" ifadesi ile "Kim ruhunu teslim etmeyi dilerse" ifadesi aynı hakikati işaret eder. Ruh, zaten Allah'a aittir ve O'na dönmesi zorunvudur. Cehennemden kurtuluş, inanılması güç derecede kolay bir şarta, yani samimi bir dileğe bağlanmıştır.
Cehennemden Çıkış Yoktur
Bir insan ömrünü Allah'a ulaşmayı dilemeden geçirmişse, sadece şeklî ibadetlerle kurtuluşa ereceğini zannetmesi büyük bir yanılgıdır. Cehenneme giren kişi ebediyen orada kalacaktır. Kur'ân-ı Kerim'de 64 adet ayet, cehennemden çıkışın imkânsız olduğunu beyan eder.
Hidayet Nedir?
Kur'ân literatüründe hidayet kavramı, maalesef uzun süre "doğru yol" olarak yanlış tercüme edilmiştir. Oysa ki hidayet, insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır. Konuyla ilgili iki temel ayet şöyledir:
1. Referans:
ÂLİ İMRÂN-73: İnnel hudâ hudallâhi... (Muhakkak ki hidayet, Allah'a ulaşmaktır.)
2. Referans:
BAKARA-120: inne hudâllâhi huvel hudâ... (Muhakkak ki Allah'a ulaşmak, işte o hidayettir.)
Bu ayetlerin tefsirlerinde yapılan "Hidayet doğru yoldur" tanımı, kavramın içini boşaltmıştır. Gerçek hidayet; ruhun, vechin, nefsin ve iradenin Allah'a teslimi sürecidir.
Mutluluğun Doruğu ve 4 Teslim
Ruhun vücuttan ayrılması, fiziksel bir ölüm değildir ve kişi bunu hismetmez. Allah'a ulaşmayı dilemek kişiyi 1. kat cennete, mürşide tâbiiyet 2. kat cennete ulaştırır. Mürşide tâbiiyetle (2. safha) ruh vücuttan ayrılır ve 7-8 aylık bir manevi yolculukla Allah'a ulaşır. İşte buna "Hidayete Ermek" denir.
Hidayet kademeleri şöyledir:
- 1. Hidayet: Ruhun Allah'a teslimi.
- 2. Hidayet: Fizik vücudun (vechin) teslimi.
- 3. Hidayet: Nefsin teslimi.
- 4. Hidayet: İradenin teslimi.
Bu safhaların her biri, daha üst seviyede bir mutluluğu beraberinde getirir. Velî (çoğulu Evliya), Allah dostu demektir. İnsan, Allah'a yaklaştıkça sevgisi aşka, aşkı hayranlığa dönüşür.
Mutluluk, nefs tezkiyesi ile doğru orantılıdır:
- Ruhunu teslim eden: %51 Mutluluk.
- Fizik vücudunu teslim eden: %81 Mutluluk.
- Nefsini ve İradesini teslim eden: %100 Mutluluk (Daimî Zikir).
Zikir, kalpteki afetleri temizleyen ve yerini hasletlerin (nurların) almasını sağlayan mekanizmadır. Daimî zikre ulaşan bir kalpte afet kalmaz, %100 nur oluşur. Bu sistem, insanı mutluluğun doruğuna taşıyan ilahi bir tasarımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İnsan ile Allah arasındaki manevi ilişkiler kaç safhadan oluşur?
İnsanla Allah arasındaki ilişkiler 7 safhadan oluşur. Bunlardan 4 tanesi teslim safhasıdır (Ruh, Vech, Nefs, İrade).
2. Cennete gitmenin mutlak ön şartı nedir?
Allah'a ulaşmayı dilemek (kalbî talep) cennetin anahtarıdır. This dilek olmadan cennet yolu açılmaz. 1. kat cennet, Allah'a ulaşmayı dileyenleri kapsar.
3. Gerçek bir mürşid nasıl bulunur?
Kişisel tercihlerle değil, Allah'ın emri gereği Hacet Namazı kılınarak mürşid Allah'tan sorulmalıdır. Allah, samimiyetle dileyen herkese mürşidini gösterir.
4. Hacet Namazı ne zaman ve nasıl kılınır?
Genellikle gece 12.00'den sonra, boy abdesti alınarak 4 rekât olarak kılınır. Namazın ardından yapılan duada Allah'tan mürşid sorulur.
5. Kur'ân'a göre "Hidayet" kavramının gerçek tanımı nedir?
Bakara-120 ve Âli İmrân-73 ayetlerinde belirtildiği üzere hidayet; "Doğru yol" değil, "İnsan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşması"dır.
6. Cehenneme giren bir kişi, cezasını çektikten sonra cennete girebilir mi?
Hayır, bu yaygın bir yanlış inanıştır. Kur'ân-ı Kerim'deki 64 ayete göre, cehenneme giren kişi ebediyen orada kalacaktır, çıkış yoktur.
7. "4 Teslim" kavramı neleri kapsar?
Sırasıyla Ruhun, Vechin (Fizik Vücudun), Nefsin ve İradenin Allah'a teslim edilmesini kapsar. En kolayı ruhun teslimidir.
8. "Evliya" ne demektir?
"Velî" kelimesinin çoğuludur ve "Allah dostları" anlamına gelir. Ruhunu Allah'a ulaştıran kişi Allah'ın velîsi (dostu) olur.
9. Mutluluk ile zikir arasında nasıl bir ilişki vardır?
Zikir arttıkça kalpteki afetleri azalır, nurlar artar. Daimî zikirde kalp %100 nurla dolar ve kişi %100 mutluluğa ulaşır.
10. Ruh vücuttan ayrıldığında insan ölür mü?
Hayır, ruhun Allah'a ulaşmak üzere vücuttan ayrılması (Seyr-i Sülûk), fiziksel ölüm değildir. Kişi bu ayrılışı hissetmez ve yaşamına devam eder.