Kur’an’ın Şifresi: Allah’a Ulaşmayı Dilemek Neden Bu Kadar Önemli?


Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'an'ın şifresi. Dilemezse, yüz kere Kur'an okursa, Kur'an kursaklarından geçmiyor, kalbine inmiyor. Mümin kulağından sulanır, öyle değil mi? Kulağından sulanır. Bunu sulayacak olan kişi kim? Allah'ın Resulü. Nereden biliyoruz? Ayet-i Kerime gayet açık. Araf 204: Kuran, Kuran ikrat ettiği zaman dinleyin, susun, olur ki rahmete kavuşursunuz. Ne diyordu Allah Resulü? Benim rahmetim halifelerimin üzerine olsun. Soruyorlar: Ya Resulullah, halifelerin kimler? Benim sünnetimi ihya edenler. Yani Allah'ın veli mürşidleri. Öyleyse rahmet onlarla birlikte. Hz. İsa'ya soruyorlar, iman nedir? Allah'ın gönderdiğine bağlanmaktır, iman etmektir. Dolayısıyla sağır, dilsiz ve kör olan bir kişi, bu dilekle gören, işiten, idrak eden birisi olur. Ama Allah Teala o halde bırakmıyor, kalbine hidayetle ulaşıyor, kalbi kendisine çeviriyor ve göğsünden kalbine nur yolu açıyor. Dört kalp şartının sahibi olan kişinin kalbine yüzde ikilik rahmet giriyor ve kişiyi huşû sahibi kılıyor. Bugün ifade etmiştim, iki grup insan var: Huşû içinde namaz kılanlar (Müminun Suresinin 1. ve 2. Ayet-i Kerimesi), Bir de huşûdan yoksun namaz kılanlar. Camiye gidiyor, camiyi dolduruyor ama huşû yok, sadece namaz kılıyor. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz diyor ki: Kıyamet gününde camiler dolup taşıyacak ama kalplerinde ne olmayacak? Hidayet olmayacak. Yani camiler dolup taşıyacak ama kişi huşû sahibi olmayacak. Kimdir bu huşû sahibi olmayanlar? Kalpten Allah'a ulaşmayı dilemeyenler.