Hangi Cemaat ve Tarikattansınız? | Kur'an-ı Kerim'in Emrettiği Tek Yol


Muhterem hocam, sosyal medya üzerinden çok fazla hangi cemaattesiniz?, hangi tarikata bağlısınız tarzında yorumlar ve sorular aldık. Bu soruları sizin açıklamanız için size yöneltmek istiyoruz. Ne buyurursunuz inşallah? Sevgili kardeşlerim, her zaman bize sual tercih edildiğinde, bizim suallere verdiğimiz cevap ilk aklımıza Kur'an-ı Kerim geliyor. O zaman Kur'an-ı Kerim hangi cemaati emrediyor? Kur'an-ı Kerim'in kendisine indirildiği nebiler sultanı Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor. “Size dinlemeyi emrediyorum. Size itaati emrediyorum. Size cihadı emrediyorum. Size hicreti emrediyorum. Size cemaati emrediyorum.” Cemaatten ayrılan İslam bağını kendisinden kopartmıştır. O zaman hangi cemaattensiniz diyen kardeşlerimize, "Biz Allah'ın Kur'an'da emrettiği cemaatin içerisindeyiz.” Dinlemeyi emrediyor Allah Resulü. Biz de Araf 204'e göre; Mürşidimiz bu ayet-i kerimeyi bize okuduktan sonra biz onu dinledik. Onun zikir meclisinde bulunduk ve Allah Resulü hadisinde mümin kulağından sulanır. O bizi nereye davet etti? Bu Kur'an ayetlerini kıraat ederek Allah'ın zatına. Niye? Çünkü Kur'an-ı Kerim ayetleriyle bize buyurdu ki insanların Hicr 26'ya göre bir fizik bedeni var. Şems 7'ye göre bir nefsi var. Nefsin manevi kalbinde 19 tane hastalık var. Kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat olmak üzere 19 tane hastalık. 19 hastalık insan hayatında önemli mi? Evet. Şu an dünya üzerinde Adem Aleyhisselam'dan bugüne kadar insanlığın yaşadığı kaoslerin hepsinin arkasında bu nefsin afetleri etkili. Nefs hükümferma olduğu süre içerisinde karşıdaki insanlarla hep kavga halinde. Ama Allah bizden herkesin mutlu olmasını istiyor ve mutluluk kavganın hayatımızdan çıkartılmasıyla, silinmesiyle gerçekleşir. Bu mümkün mü? Evet. Ve Allah Teala Secde 9'da sizi Allah'ın zatından bir ruhla destekledik, ruhu üfürüldü size. İşte biz de Efendimizden insanın sadece fizik beden ve nefsten ibaret değil, üç vücutla Allah tarafından yaratıldığını ve eşrefi mahlukat olarak hayatı yaşadığımızı ve Allah'ın bizden istediği şeyin hakikat olarak, mutluluk olduğunu ve mutluluğun evvela enfusi yaşanması gerektiğini ki bu bir dilektir. Kim kalpten Allah'a ulaşmayı dilerse, Allah bu talebi kimin kalbinde görürse Allah'ın verdiği garanti şu: Rad 27 ve Şura 13'te mutlaka onun ruhunu Allah kendisine ulaştıracak. Ama hadiste zikrettiğim gibi “size itaati emrediyorum.” İşte kimdir itaat eden? Hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyen. Neden? Çünkü Kur'an-ı Kerim'de ruhun hayattayken Allah'a ulaşmasını, Allah, 73 ayeti kerimede açıklıyor. 19 fiille 12 kere üzerimize farz kılıyor. Allah Resulü de diyor ki “size itaati emrediyorum.” O zaman we de resulün sohbetinde bulunarak kalben ulaşmayı diledik. Ruhumuzu Allah'a ulaştırmak üzere. Ondan sonra “size cihadı emin ediyorum.” Bu cihat nefsimizin afetleriyle cihattır. Cihad-ı ekberdir. Bunun yegane vasıtası, silahı zikirdir. “Size cihadı emrediyorum.” Biz de Resulullah'ın emrettiği cihadı yapanlarız. “Size hicreti emrediyorum.” Bu hicret bir şehirden bir şehire göç değil. Bu ayet-i kerimede bahsi geçen hicret ruhumuzun bizden ayrılarak sırat-ı müstakim üzerinden seyri sülükle, Allah'ın zatına ulaşması. Allah'ın zatına hicret. Allahu Teala Ankebut suresinin 26. ayeti kerimesinde “Lut Aleyhisselam iman etti.” Kime? Mürşidi olan Hz. İbrahim'e, iman etti. İman etti de ne oldu? “ben rabbime hicret edeceğim.” Hz. Lut neyle hicret etti Rabbine? Allah'ın zatından kendisine üfürülen ruhla, seyri sülükle, sırat-ı müstakim üzerinden Allah'a ulaştı ve ermiş evliya oldu. Şu an dünya üzerinde ruhunu Allah'a ulaştıranların bir cemaati var. İşte biz o cemaatteniz. Cemaatimizdeki bütün müntesipler ruhlarını Allah'a ulaştıranlardır. Cemaatimiz bu. Evliya cemaati. Allah, Kur'an-ı Kerim'de kesinlikle bunu söylüyor. Bu bir dilektir. Şu an dünya üzerinde 8 milyar insan var. Kim Allah'ın dostu olmak istiyorsa, yaratılış gayemiz bu. sadece kalpten dileyecek. Geri kalan, geri kalanı onlar yapmayacaklar. Allah onların ruhunu kendisine ulaştıracak ve sanki kendileri ulaşmış gibi de üç tane cennet, dünya saadetinin yarısını Allahu Teala onlara hibe ediyor, hediye ediyor. Biz bu konuyu Tevrat'ta inceledik. Tevrat'ta bunun adı lütuftur. Biz bu konuyu İncil'de de inceledik. İncil'de bunun adı müjdedir. Biz bu konuyu Kur'an-ı Kerim'de inceledik. Kur'an-ı Kerim'de bunun adı hediyedir, hidayettir. Öyleyse herkese Allah'ın kapısı açık ve Allah'ın bütün insanlar için farz kıldığı bir tek din var. İkinci bir din yok. Yahudilerin dini ayrı, Müslümanların dini ayrı, Hristiyanların dini ayrı, Budistlerin dini, hayır öyle bir şey yok!. Ezeli ve ebedi tek bir din var. Kur'an-ı Kerim'de Rum 30 buna cevap veriyor. Allah yaratılışı değiştirmiyor. Dini de değiştirmiyor. Babamız İbrahim'in Hanif dini Arapça adıyla islam ve bu din ile herkesin kendisine kul olmasını, dost olmasını ve bunun neticesi olan, sonsuz mutluluğu yaşamasını istiyor. Herkese kapı açık ve Hanif dini üç esas üzerine bina edilmiş. Vahdet, Allah tektir. Teslim, tek Allah'a teslim olmaktır. Ve de Tevhid. Öyleyse dinin gayesi Tevhidtir. Cemaat içinde yer almaktır. Dini bilmeyen, el yazması kitaplardan din öğrendiğini zanneden insanlar; “git evinde dinini yaşa, kamu alanına taşırma olayı” tamamen bir safsata, insanlara bir tuzaktır. Hayatın kendisi dindir. Din, kainat şümuldur. Din, bütün Allah'ın yarattığı alemleri muhtevasını alan yegane gerçektir. Ve insan sadece ve sadece Allah'ın diniyle, Allah'ın emrettiği cemaat içinde yer almakla, mutlu olabilir. O sebeple Allah Resulü de mutluluğumuz meyanında “size cemaati emrediyorum.” Hamd eder, şükrederiz. Biz şu anda kimin cemaatindeniz? Allah'ın emrettiği cemaat. Yani hayattayken ruhlarını Allah'a ulaştıranların cemaati. Şimdi bir ikinci sual de bize hangi tarikattansın diyorlar. Allah'ın emrettiği tarikat. Tarikat bir Kur'an gerçeğidir sevgili kardeşlerim. Tarik Arapçada yoldur. Tarikat bunun çoğuludur, yollardır. Ve Allahu Teala insan ruhunu hayattayken insan ruhunu ala ulaştıran yolun dört bölümden oluştuğunu beyan ediyor. Birinci bölüm kişinin mürşidine tabi olduğu dergahtan devrin imamının ana dergahına götüren yeryüzünün sathına paralel yatay bir sebil, Kur'an'da adı sebilürreşad geçiyor. Ama devrin imamın dergahından, levh-i mahfuzun birinci alemi kader hücreleri. Oraya kadar götüren yedi tarikten oluşan tarik-i müstakim. Bunun ikinci bölümüdür. Allahu Teala Müminun suresinin 17. ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor. Allah diyor ki “biz sizin üzerinize 7 tane tarik yarattık ve biz bundan gafil değiliz.” Öyleyse yedi tarikin bütünü tarik-i müstakimi oluşturuyor. Ve Allah Teala Ahkaf suresinin 30. ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor. Bu tarikat bugünün olayı değil, dünün olayı değil. İnsanlık tarihi boyunca ezeli ve tek bir tarikat. Adem Aleyhisselam'ın da tarikatı, Nuh Aleyhisselam'ın da tarikatı, İbrahim Aleyhisselam'ın da tarikatı, Musa Aleyhisselam'ın da tarikatı, İsa Aleyhisselam'ın da tarikatı, yani yolu Allah'a ulaştıran aynı yol. İkinci bir yol yok. Adı Kur'an-ı Kerim'de Tariki-i müstakim. Bu da ikinci bölümü dikey bölümü oluşturuyor. Ama Allah'a ulaştıran yol bitti mi? Hayır. Bir de yedi alemi birbirine bağlayan Sırat-ı Müstakim var. Bu da 3. bölüm. Yatay bölümü. Ve ondan sonra, ondan sonra da En’am 126'da bahsi geçen Sırat-ı Rabbike Müstakim, varlıklar aleminin son noktasından Allah'ın zatına insan ruhunu ulaştıran rabbinin sırat-ı müstakimi diye geçiyor. Dört bölümden oluşan bu yolun ikinci dikey bölümü tarik-ı müstakimi ifade ediyor. Kimin tarikatındasınız derseniz? biz Tarik-i Muhammediye’deyiz. Çünkü sahabenin hepsi bu tarikatla ruhlarını Allah'a ulaştırdılar. Hepsi Allah'ın dostu oldular. Hangi ayetler gelince? Zumer 17'ye göre sahabenin hepsi Allah'a ulaşmayı diledi. Mumtehine 12'ye göre hepsi Resulullah'ın yanında tövbelerini aldılar ve kesinlikle ruhları Allah'ın zatına ulaştı. Allah'a teslim oldular. “Bizden teslim olanlar da var. Bizden kalbi kâsiyet bağlayanlar da var. Kalbi kâsiyet bağlayanlar kimler? Onlar cehennemin odunudurlar. Eğer tarikat üzere olsalardı o zaman hepsini kurtuluşa erdirirdik.” Öyleyse sevgili kardeşlerim, tarikatı öcü gibi görenler kendinize gelin! Kur'an-ı Kerim'i okuyun! ve Kur'an-ı Kerim'le tarikatın ne manaya geldiğini bilin. Tarikatınız nedir diyorsunuz. Biz diyoruz, bu tarikatımız; Adem Aleyhisselam’ın tarikatı, Nuh Aleyhisselam'ın tarikatı, İbrahim Aleyhisselam'ın tarikatı, Musa Aleyhisselam'ın tarikatı, İsa Aleyhisselam'ın tarikatı, Peygamber Efendimizin tarikatı ve Efendimizin tarikatı. Bütün insan ruhları bu Tarik-i Müstakimden rabbine, sahibine ulaşıyor. Tarik-i Müstakimin işareti ne? Bidayeti altın kapı, nihayeti de altın kapı. Yani Tarik-i Müstakimin başlangıcında bir altın kapı var. Tarik-i müstakimin sonunda ne var? Levhi Mahfuz’da yine bir altın kapı var. İşte biz o tarikattanız. Sizi çok seviyoruz.

Shorts