Madde Bağımlılığından İlahi Hidayete: Kalpten Allah’a Ulaşmayı Diledim


Madde bağımlısıydım. Yani kafamı maddeden kaldırmıyordum. Bir çıkış yolu arıyordum. Mürşit aradım. Ben geziyorum sokaklarda, çarşılarda, pazarlarda arıyorum. Mürşit dedi Allah’tan sorulur dedi. Allah’la nasıl konuşacağım ben dedim. Yani sonra kendi kendime. Tasavvufa girmeden önceki geçmişim çok kötüydü. Maddeye bağımlısıydım. Bütün maddelerden içiyordum. Yani kafamı maddeden kaldırmıyordum. Bir çıkış yolu arıyordum fakat olmuyordu. Namaz kılmayı bilmem. Dua etmeyi bilmem. Halıyı yaydım. Ellerimi açtım. Allah’ım ben çok yoruldum dedim. Beni kurtarmanı talep ediyorum dedim. Senden dedim kurtuluşa ulaştıracak insanlar varsa dedim benim karşıma da çıkar o zaman dedim. Ağlayarak tövbeye başladım. Hüngür hüngür başladım ağlamaya. Kendi kendime tövbe ettim. Televizyon seyrediyorum, “Dur” dedi mürşidim. Ben o anda durdum. “Sen istemedin mi beni?” Televizyondan söylüyor bana. “Sen mutluluk istemedin mi, hayatının değişmesini istemedin mi? İşte” dedi. “Bir tek dilek: kalpten Allah’a ulaşmayı dileyeceksin.” Yedi tane safhayı, dört tane teslimi anlatmaya başladı. İçimden dedim ki bu zat anlatıyor da kendi anlattığını yaşıyor mu ki? Bana anlatıyor. “Tabii ki yaşıyorum” dedi orada. “Yani tamam” dedim ben. “Bu büyük bir evliyadır.” Mürşidim dedi ki bana: “Allah’a sor bakalım. Mürşidini bulacaksın. Mürşidine tabi olacaksın.” Mürşit dedi Allah’tan sorulur dedi. Ben şaşırdım. “Allah’la nasıl konuşacağım ben?” dedim. Sonra kendi kendime içimden dedi ki: “Hacet namazından soracaksın. Rüyanda Allahu Teala sana mürşidini gösterecek.” Ben yattım o gece. Gökyüzüne uçtum. Kollarımı açtım, gökyüzünde uçuyorum. Böyle yere iniyorum. Diğer odaya geçince bir tane ayna gördüm. Aynada kendimi gördüm. Aynaya baktım; saçlarım taranmış, beyaz bir gömlek giymişim, hafiften gülümsüyorum. Sabah oldu uyandım. Uyanınca direkt aklıma şu geldi: “Ben hacet namazı kıldım. Rüya gördün mü?” dedim. Bir düşündüm. “Gördüm” dedim. Odaya gidince ben kanala bastım. Mürşidim ne dedi bana biliyor musun? “Eğer sen rüyanda kendini uçarak gördüysen, aynaya bakıp kendini gördüysen, beyaz gömleği gördüysen, işte” dedi “sen kalpten Allah’a ulaşmayı diledin.” Dışarı çıktım. Mürşit arıyorum. Ben geziyorum sokaklarda, çarşılarda, pazarlarda arıyorum. Üç gün mürşit aradım. Bacaklarım çok ağrıdı artık. İkindi namazı camiye gittim. Camide ellerimi açtım. “Ya ey yüce Allah’ım, ben sana ulaşmayı diledim. Beni kendine ulaştırdın. Mürşit kimdir, neyin nesidir? Ben bunu nasıl bulacağım? Bana yardım et. Mürşidim kimse karşıma çıkar. Ben artık arayamayacağım.” Duayı ettim, herkes çıktı. Tabii ben biraz daha fazla dua etmişim. Bir baktım sağımda solumda kimse kalmamış. Çıktım dışarı, bir abiyi gördüm. Abi dedi ki: “Bir bakar mısın bana? Sen Allah’a ulaşmayı diledin mi?” dedi bana. Bana “Allah’a ulaşmayı diledin mi?” dediği anda ben bunun boynuna sarıldım hemen. Dedim: “Sen misin benim mürşidim?” Bu dedi ki: “Yok, ben değilim. Sakin ol.” Ben başladım ağlamaya, hüngür hüngür. Telefonu açtı. “Bak bakalım” dedi. “Sen bu videoyu seyrettin.” Bu dedim beni yönlendiren, bana Allah’a ulaşmayı dilettiren, bana mürşit arattıran, seni de bana gönderen kişi budur dedim. Annemin yanına gittim. Annemin elini öptüm. Dedim: “Anne ben tövbe ettim. Her şeyi bıraktım. Allah’a ulaşmayı diledim.” Tabii annem şok oldu ama bende öyle bir mutluluk var ki, ben o zamana kadar öyle bir mutluluk tatmadım. Tabii annem çok sevindi. Çevremdeki insanlar çok şaşırdılar bu duruma. Ben bütün herkese diyorum ki: Bir tek dilek… Kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek.

Shorts