Allahû Tealâ, ruh emanetini dünya hayatını yaşarken Allah’a teslim etmemiz için, kendi katından mutlaka her devirde hidayetle vazifeli hidayetçiler gönderir. Allahû Tealâ, ruhun bir emanet olduğunu 33/AHZAB-72’de açıklıyor: “Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Çünkü o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.” Öyleyse emaneti, nefsle birlikte fizik vücut yüklenmiştir. O halde ruh, Allah’ın bizde bir emanetidir. Allahû Tealâ emaneti hayattayken, sahibi olan Allah’a teslim etmemizi emrediyor.

Allahû Tealâ, ruh emanetini dünya hayatını yaşarken Allah’a teslim etmemiz için, kendi katından mutlaka her devirde hidayetle vazifeli hidayetçiler gönderir. Allahû Tealâ, ruhun bir emanet olduğunu 33/AHZAB-72’de açıklıyor: “Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Çünkü o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.” Öyleyse emaneti, nefsle birlikte fizik vücut yüklenmiştir. O halde ruh, Allah’ın bizde bir emanetidir. Allahû Tealâ emaneti hayattayken, sahibi olan Allah’a teslim etmemizi emrediyor.