YÛSUF - 53 Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).

ZUMER - 23 Allah, ihdas ettiği (nurların) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab’a müteşabih (benzer) olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.

NÛR - 21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).

ŞEMS - 9 Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.

5. ni’met: Nefs tezkiyesi başlar.

7 tane ni’meti Allah’tan alan kişi, vasıta emirleri severek, isteyerek yerine getirmeye başlar. Bu vasıta emirlerin içinde en büyük ibadet zikirdir çünkü nefs tezkiyesi gerçekleştiren kişi için yegâne vasıta, zikirdir. Zikirle beraber Allah’ın katından salâvâtla-rahmet ve salâvât-fazl olmak üzere iki çift nur kişinin göğsüne gelir. Fazıllar kalbe yazılan îmân kelimesinin etrafında birikmeye başlar. Kişi günbegün zikrini artırır. Emmare, Levvame, Mülhime kademelerini geçerek mutmain olur. Sonra kişi Allah’tan razı olacak, akabinde Allah da ondan razı olacak ve kişi nefs tezkiyesini gerçekleştirmiş olacaktır.

Bu kişinin kalbindeki îmân kelimesinin etrafında biriken fazıllar, her tezkiye kademesinde yüzde 7 oranında artar. 7 kademenin sonunda ise yüzde 49 fazl birikimi gerçekleşir. Huşûda biriken yüzde 2 rahmet nuru ile birlikte kişinin kalbi yüzde 51 oranında aydınlanır. Bu insanın dünya saadeti de yüzde 51 oranında gerçekleşmiştir.

Ahiret saadetini Allah’a ulaşmayı dilemekle elde eden bir insanın dünya saadeti, dünya saadetine mâni olan afetlerin kalpten atılması, yerine Allah’ın nurlarının kalbe yerleşmesi oranında gerçekleşir. Allah’a ulaşmayı dileyen bu insan Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olduktan sonra, yaptığı zikirle kalpte gerçekleşen aydınlanma oranında dünya saadetini elde etmiştir. Kalbindeki aydınlanma yüzde 30 oranında gerçekleşmişse, o kişinin dünya saadeti yüzde 30’dur. Aydınlanma yüzde 51 oranında gerçekleşmişse o kişinin dünya saadeti yüzde 51’dir. Kalbini afetlerden yüzde 100 temizleyen kişinin dünya saadeti yüzde 100’dür. Öyleyse “Kalbin afetlerden temizlenmesi (nurlanması) = Dünya saadeti” şeklinde bir ifade geçerlidir.