14 asır evvel Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz Hatemul Enbiya, Nebî Resûl’dü. Ama O’nun yetiştirdiği, irşada ulaştırdığı sahâbe, Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı velî mürşidlerdi. Nitekim Allahû Tealâ iradesini Allah’a teslim eden sahâbe için şöyle buyuruyor: 9/TEVBE-100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan ulûl’elbab, ihlâs ve salâh makamlarını, en üst üç makamı işgal edenler): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine’deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. işte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
14 asır evvel Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz Hatemul Enbiya, Nebî Resûl’dü. Ama O’nun yetiştirdiği, irşada ulaştırdığı sahâbe, Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı velî mürşidlerdi. Nitekim Allahû Tealâ iradesini Allah’a teslim eden sahâbe için şöyle buyuruyor: 9/TEVBE-100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan ulûl’elbab, ihlâs ve salâh makamlarını, en üst üç makamı işgal edenler): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine’deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. işte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.