18.3.2 Kur’ân-ı Kerim, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in lisanıyla kolaylaştırılmıştır.

Allahû Tealâ Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V)’e de, Duhan Suresinin 58. âyet-i kerimesinde, Kur’ân-ı Kerim’i kolaylaştırdığını ifade etmektedir.

DUHÂN - 58 İşte böylece O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i), senin lisanın ile kolaylaştırdık. Umulur ki onlar tezekkür ederler.

Biz Allah’a ulaşmayı dileyerek Allahû Tealâ’nın tayin ettiği mürşide tâbî olduğumuz zaman; bütün koşulları Allahû Tealâ gerçekleştirir ve biz zikretmeye başlarız. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Kur’ân-ı Kerim’i sahâbeye nasıl anlattıysa, Allah’ın bizim için tayin ettiği mürşide tâbî olduğumuz zaman, Zamanın İmamı da günümüzde bizlere aynı şekilde Kur’ân-ı Kerim’i açıklamaktadır. Öyleyse her dönemde Kur’ân-ı Kerim’in açıklaması, ehli zikir olan Zamanın İmamı’nın lisanıyla kolaylaştırılmıştır. Bunu söylediğimiz zaman, birçokları diyecektir ki: “İşte O, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’di.”

Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Her devirde, Beni temsilen bir kişi var.” İşte bu Resûlullah’ı temsil eden bir kişi, Zamanın İmamı’dır. Her devirde Kur’ân-ı Kerim’in açıklaması, Zamanın İmamı’nın lisanıyla kolaylaştırılmıştır. Öyleyse biz insanlar, Kur’ân-ı Kerim’i O’ndan öğreneceğiz.

İnsanı ahiret ve dünya saadetine ulaştıracak olan ibadet, zikirdir. Zikir olmadan ne ahiret saadetine ne de dünya saadetine ulaşabiliriz. Allahû Tealâ’nın kâinattaki en üstün varlık olarak yarattığı insanın, ancak zikirle nefsini tezkiye ve tasfiye etmesi halinde ehli zikrin en üst noktada sahip olduğu mutluluğa ulaşabileceği kesindir.