15.1 Şerr insanın nefsindendir.
Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’de vazettiği emirleri ve yasakları vardır. Allahû Tealâ, bize verdiği serbest irade ile Allah’ın emirlerine itaat etmemizi ve yasak ettiği fiilleri de işlemememizi ister. Cüz’i iradeden beklentisi budur. Cüz’i irade, her olayda Allah’ın emirlerini yerine getirir, yasak ettiği fiilleri işlemezse, hep hayır işlemiş olur, hayrı kaza eder. Çünkü kişinin serbest (cüz’i) iradesi ile vücuda getirdiği her olay, onun için kesinlikle bir kazadır. Ama kişi, cüz’i iradesi ile Allah’ın emrine isyan eder, yerine getirmez ve yasak ettiği fiilleri de işlerse; o zaman da derecat kaybedecektir.
Hayır nedir?
Kur’ân-ı Kerim’e göre bize derecat kazandıran herşey hayırdır.
Şerr nedir?
Bize derecat kaybettiren herşey de şerrdir.
Peki; derecat önemli midir?
Kur’ân-ı Kerim’in muhatabı insandır. Allah, Kur’ân ile insana hitap etmektedir. Allah, insan için ahiret saadeti ve dünya saadeti olmak üzere 2 tane saadeti öngörür. Allah’ın insan için dilediği ahiret ve dünya saadetinin şartları, unsurları ve sonuçları Kur’ân-ı Kerim’de tarif edilmiştir.
Ahiret saadeti için Allah’ın ölçüsü şudur: Akîl-bâliğ olduğumuz noktadan ölümümüze kadar yaşadığımız zaman dilimi içerisinde, serbest irademizle işlediğimiz ve amel defterimize kaydedilen şerrler ve hayırlar, bir de kader sebebi ile kazandığımız hayırlar söz konusudur. Şerrler hayırlardan fazla ise kişinin gideceği yer cehennemdir. Hayırlarımız şerrlerimizden fazla ise gideceğimiz yer cennettir. Öyleyse derecat kaybetmek ve derecat kazanmak hayatımız için önemli bir konudur. Allah’ın bizim için vazettiği dünya hayatı ve ölümümüzün ardından, Mahkeme-i Kübra’dan sonra sonsuza kadar yaşayacağımız ahiret hayatı çok önemlidir. Dünya hayatı ile ahiret hayatı mukayese edildiği zaman dünya hayatı, ahiret hayatının yanında hemen hemen bir hiçtir. Ahiret hayatı sonsuzdur.
Allahû Tealâ, o sonsuz hayatı cennette geçirebilmemizi, basit bir isteğe bağlamıştır: Dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemek. Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an, Allahû Tealâ 1. kat cenneti garanti eder. Allahû Tealâ’nın cennetine gidebilmenin standardına baktığımız zaman da Allah’ın konuyu derecat sistemine bağladığını görürüz.
MU'MİNÛN - 102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
Allahû Tealâ, cennete gidebilmeyi derecat sistemine bağlamışsa, bunun için hayırlarımızın şerrlerimizden fazla olması gerekiyorsa ve eğer cehenneme gitmek, şerrlerimizin hayırlarımızdan fazla olmasına bağlı ise o zaman dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyenler için Allahû Tealâ’nın cennet garantisi acaba nereden kaynaklanmaktadır?