14.7 Herkesin kazancında başkalarının da hakkı vardır.
Herkesin kazancında başkalarının da hakkı vardır. Allahû Tealâ buyuruyor ki: “İnsanları para kazanmak hususunda birbirinden farklı yarattık.” Yani bazı insanlar bazılarından para kazanma hususunda üstündür. Onlar daha fazla para kazanırlar.
ZUHRÛF - 32 Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.
Allahû Tealâ para kazanma konusunda diğerine göre üstün yaratmış olduğu bu insanların iş yeri açmaları ve diğer insanlara iş temin etmeleri istikametinde böyle buyurmaktadır.
Allah’ın temel kanunu çalışmaktır. “Boş duranı Allah sevmez.” ifadesi de bu yönde kullanılır. Çalışmak asıldır. İslâm’da çalışan insan, işleyen sermaye kuralı geçerlidir. Sahâbe daima gayret içinde hep çalışmışlar, onların bütün ömrü birbirine yardım etmekle geçmiştir.
Bu konuda olduğu gibi diğer tüm konularda da insanların Allah ile olan ilişkileri onları ya kurtuluşa ya da cehenneme götürür. Kurtuluş, kıyâmet günü cennete girmekle temin edilir. Cennete gitmenin olmazsa olmaz şartı bir dilektir; Allah’a ulaşmayı dilemektir. O dilek yoksa iradî yapı Allah’a ulaşmayı dilemiyorsa, hiç kimse kurtulamaz. Görüyoruz ki Allah ile olan ilişkilerde kişinin kurtuluşunu sağlayan yegâne faktör, kişinin iradî yapısının bir talepte bulunmasıdır.