14.4 Tagut, dostlarını nurdan zulmete götürür.
“Vellezîne keferû; İnkâr edenlere, kâfirlere gelince onlar tagutun (insan ve cin şeytanların) dostlarıdır.
yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumâti; Onlar da tagut tarafından nurdan zulmete ulaştırılırlar.”
Eğer bir kişi âmenû olmuşsa, Allah’a ulaşmayı dilemişse, Allah onu mutlaka Kendisine ulaştıracaktır. O kişinin nefsinin kalbini mutlaka yüzde 50’den fazla nurla dolduracaktır. Karanlık kalp, aydınlanmış olacaktır. Kişi devam ederse, bu aydınlık giderek artacak ve o kişi daimî zikre ulaştığı zaman nefsinin kalbinde hiçbir karanlık kalmayacaktır. Ama vuslata ulaştıktan sonra tagut (insan ve cin şeytanlar) o kişiyi tuzağına düşürürse, o kişi gittiği yolu inkâr eder hüviyete gelecektir. Başlangıçta zaten kişi kâfirdi. Allah’a ulaşmayı dilediği zaman mü’min olmuştu. Allah’a ulaştı ama ulaştıktan sonra fıska düştü, küfre düştü. Tagut onun aydınlık olan, en azından yarıya kadar aydınlanmış olan kalbini tekrar kapkaranlık hale getirdi.
Tagut bunu zorla mı yaptı? Hayır. O kişiyi Allah’ın yolundan kendi iradesiyle saptırmak için, ona her türlü kötülüğü adım adım işledi. Ve kişi Allah’a ulaştıktan sonra yoldan saptı. Kendi iradî yapısıyla dalâlete düştü. Öyleyse karar, sadece kişisel iradeye aittir. Onun dışındaki herkes sadece tesir alanı yaratmak isteyenlerdir, yaratanlar değillerdir. O kişinin iradesi kabul etmedikçe, hiç kimse Allah’a ulaşmayı dilemez. Hiç kimse kimseye Allah’a ulaşmayı diletemez. Öbür taraftan o kişi dilemedikçe, bütün insanlar ve cin şeytanlar dahil hiç kimse kimseyi hidayetten dalâlete düşüremez.
Kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi ve Allah’a ulaştıktan sonra yoldan vazgeçmesi söz konusu olabilir. Ancak bu şekilde kişi hidayet üzere olur, hidayete erer ve hidayetten dalâlete düşer. Öyleyse dînde zorlama yoktur.
Allahû Tealâ böylece hem zorlamak isteyenlere engel koyuyor hem de bunun mümkün olmadığını söylüyor. Zorlamakla hiç kimse, kimseyi dîn sahibi kılamaz. Kurtuluşa ulaştıramaz. Zorlamakla hiç kimse kimseyi Allah’ın yolundan da uzaklaştıramaz. Allah ile ilişki herşeyden evvel bir kalp ilişkisidir. Allahû Tealâ kişisel iradeyi mutlaka devrede görmek ister.
İnsanlar Allah’a ulaşmayı dilemedikçe 1. ve 2. basamaklarda kalacaklardır. Allahû Tealâ tarafından seçilmiş olsalar da netice değişmez. Kişi Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, daima dalâlette kalacaktır. Hiçbir zaman kurtuluşu, hidayeti söz konusu olmayacaktır.
Öyleyse biliniz ki; dînde zorlama yoktur. Allahû Tealâ tarafından zorlama yasaklanmıştır.