11.6 Uzak bir dalâlet içinde yeryüzünde fesat çıkaranlar.
Bu zanlara tâbî olanlar meselâ; “Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması yoktur. Çünkü ruh, bize hayat verir. Ruh vücudumuzdan çıkarsa, biz ölürüz. İnsan ruhu, ancak ölümle Allah’a ulaşır.” demektedirler. İşte insanlara bu zanlar öğretilmektedir. Bu öğretiyle yetişen, hiçbir zaman Allah’a ulaşmayı dilemez. İnsanların bu hale gelmesine sebep olan bu kişilere Allahû Tealâ: “Onlar uzak bir dalâlet içersindedirler.” demekte ve bunları seçmemektedir.
Allah’ın seçmediği bir başka grup daha vardır ki; bunlar da yeryüzünde fesat çıkaranlardır. Bunlar; vasıta emirleri temel emirlerin yerine geçiren, vasıta emirler arasında yer alan ve nefsin ıslâhının olmazsa olmaz şartı olan zikri tatbikattan çıkartanlardır. Bu insanlar da diyorlar ki: “Biz Kur’ân-ı Kerim okuyoruz, namaz kılıyoruz. Bunlar da zikirdir. Allah’ın ismini ardarda tekrar ederek yapılan bir zikir söz konusu değildir. Olsa bile, bu bir fantezidir yani olmasa da olur.”
Oysa nefs tezkiyesinin olmazsa olmaz şartı, zikirdir. Allahû Tealâ, yeryüzünde fitne ve fesadı yayan bu insanları da seçmez.
Allahû Tealâ tarafından seçilen insanlara gelince; onlar, yine Allahû Tealâ tarafından musîbetlerle birtakım imtihanlara tâbî tutulurlar. Allahû Tealâ’nın muradı, onların bu musîbetlerden gerekli dersi alarak, Allah’a ulaşmayı dilemelerini sağlamaktır. Nitekim Allahû Tealâ, Bakara Suresinde şöyle buyurmaktadır:
BAKARA - 156 Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
BAKARA - 157 İşte onlar (dünya hayatında Allah’a mutlaka döneceklerinden emin olanlar) ki Rab’lerinden salâvât ve rahmet onların üzerinedir. İşte onlar, onlar hidayete ermiş olanlardır.
Öyleyse fırkalara ayrılanlar, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Şirk içinde olan bu insanlar, Allah’a ulaşmayı dilemedikleri gibi başkalarının dilemelerine de mâni olurlar.
RÛM - 31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
RÛM - 32 (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.