11.1 İslâm’ın 7 safhası bütün insanlara farzdır.

Bu 7 safhanın muhatabı insandır. İnsanın, üzerine farz olan bu 7 safhayı mutlak surette yaşaması gerekir. Çünkü Allah, en şerefli yarattığı olan insanın ahiret ve dünya saadetine ulaşmasını ister. İnsan da hayatta iken saadetin peşinden koşan bir varlıktır.

İslâm 7 safha ve 4 teslimden oluşur:

1. safha, Allah’a ulaşmayı dilemek,

2. safha, mürşide tâbî olmak,

3. safha, ruhu yaşarken Allah’a teslim etmek; 1. Teslim,

4. safha, fizik vücudu Allah’a teslim etmek; 2. Teslim,

5. safha, nefsi Allah’a teslim etmek; 3. Teslim,

6. safha, ihlâsa ulaşmak,

7. safha, iradeyi Allah’a teslim etmek; 4. Teslim.

Kısaca, Kur’ân’daki İslâm, 7 safha ve 4 teslimden oluşur. Ama günümüzde İslâm’ın 7 safhası ve vasıta emirlerden en önemlisi olan zikir, tatbikattan çıkarılmıştır. Geriye İslâm diye sadece kuru kuruya tatbik olunan ibadetler kalmıştır. Ve bu tatbikat “Lâ râhate fîd dunya: Dünyada rahatlık yoktur.” demektedir.

İblis diyor ki: “İnsanlar ibadet yapsınlar. Bu ibadetlerle kurtuluş içerisinde olduklarını zannetsinler ama hiçbirisi kurtuluşa ulaşmasın.” İşte bu hedefine ulaşmak için, iblis evvelâ 7 safhanın olmazsa olmaz şartı olan “Allah’a ulaşmayı dilemeyi” tatbikattan çıkartmıştır.

Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de muhkem ve müteşabih âyetlerden bahsetmektedir. Ve müteşabih âyetlerin açıklamasını, sadece ulûl’elbabın yapabileceğini ifade etmektedir.

ÂLİ İMRÂN - 7 Kitab'ı sana indiren O'dur. Onun bir kısmı muhkem (hüküm ihtiva eden, mânâsı açık olan) âyetlerdir, onlar Kitab'ın esasıdır ve diğerleri, muteşâbihtir (yoruma açık âyetlerdir). Fakat kalplerinde eğrilik (bâtıla meyil) bulunanlar, bu sebeble muteşâbih olanlara (yorum gerektirenlere) tâbî olurlar. Ondan fitne çıkarmak için, onun te'vilini (yorumunu) yapmak isterler. Ve onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: “Biz O'na îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır” derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab (daimi zikrin ve sırların sahipleri) (tezekkür edebilir).

İnsanların dîni, Kur’ân’dan kendi kendilerine değil, Allah’ın kendisine vahiy ile öğrettiği insanlardan öğrenmeleri gerekir. O zaman dîni yaşamak için ehli zikre sormak lâzımdır.

ENBİYÂ - 7 Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

Allahû Tealâ, Âdem Babamız’dan kıyâmet gününe kadar dünya hayatını yaşayacak olan kadın-erkek herkesi, hanif fıtratıyla yaratmıştır ve herkesten, hanif dînini yaşamalarını istemektedir. Allah’ın insanlar için seçtiği tek dîn, hanif dînidir. Bu hanif dîninin Arapça lisandaki karşılığı, İslâm’dır. Hanif dîni, 7 safha ve 4 teslimden oluşur. Allah ne dînini değiştirir ne de insanın yaratılışını değiştirir.

RÛM - 30 Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah’ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.

Allahû Tealâ’nın Enbiya Suresinin 7. âyeti kerimesinde buyurduğu; emre itaat ederek sorduğumuz ve ehli zikirden öğrendiğimiz hanif dîninin bidayetinde, Allah’a ulaşmayı dilemek vardır.