10.3 Allah’a doğru yola çıkmak.
Ne zaman ruhumuz Allah’a doğru yola çıkar? Biz ne zaman Allah’a ulaşmayı dileyerek ihsanla mürşidimize tâbî olursak o gün ruhumuzun Allah’a doğru yola çıkması söz konusudur. Nebe Suresi 38. âyet-i kerimesi tövbe merasiminden bahsetmektedir. Bu tövbe merasimi, gökteki meleklerin saf saf indiği, mürşidin doğruyu söylediği, halifenin de orada hazır bulunduğu bir merasimdir. Bu merasimin sonundaki olayı da Nebe Suresinin 39. âyet-i kerimesi anlatmaktadır.
NEBE - 38 O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve (arşı tutan) melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahmân’ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve (izin verilen) sadece sevap söylemiştir.
NEBE - 39 İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder. (Allah'a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.
Allahû Tealâ bir kelime daha kullanmış; “meâbâ”; sığınak, melce demektir. Yani her kim bu Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ulaştıran yola) ulaşırsa o kişi mutlaka Allah’a ulaşacaktır. Ve mutlaka Allah ona sığınak, melce olacaktır.
Allahû Tealâ’nın irşad konusunda çok titiz davrandığını görüyoruz. Mutlaka herkesi Allah’a çağırıyor. Bundan 14 asır evvel bütün sahâbe ve Peygamber Efendimiz (S.A.V), insanları Allah’a çağırıyorlardı. İşte Yusuf Suresinin 108. âyet-i kerimesi:
YÛSUF - 108 De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
Allahû Tealâ’nın indinde insanların bir hedefi vardır: Allah’a çağırmak ve ulaşamayanların Allah’a ulaşmasını temin etmek. Çağımızda da asıl hedefimiz bu olmalıdır. Herkes, herkesi Allah’a çağırmalıdır. Allah’a çağırmak yani Allah’a ulaşmaya ve O’na teslim olmaya çağırmak demektir.
Zumer Suresi 54. âyet-i kerimesi şöyledir:
ZUMER - 54 Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.