9.7.6 Allah’a ulaşmayı dilemeyerek hüsranda kalanlar.

ZUMER - 71 Kâfirler, zümre zümre cehenneme sürülürler. Oraya geldikleri zaman, onun (cehennemin) kapıları açılır. Ve onun (cehennemin) bekçileri onlara derler ki: “Size, sizden (sizin aranızdan) olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne (buraya) geleceğinizi (söyleyerek) uyarsın?” (Cehenneme gidenler) dediler ki: “Evet (geldiler).” Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.

Bir insana Allah’ın âyetlerini tilâvet edebilmek için, onunla aynı zaman parçası içersinde hayatta olmak lâzımdır. Peygamber Efendimiz (S.A.V) son peygamberdir, ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den sonra hayatta olan insanlara, onların içlerinden, Allah’ın âyetlerini tilâvet eden bir velî resûl olan devrin imamı ve kavim resûlleri, kıyâmet gününe kadar hep gelmeye devam edecektir.

Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanmayanlar, insanların yazdığı zanlara tâbî olarak “Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması yok.” diyenler, elbette dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemeyecekler. Dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin ahiret hayatında gidecekleri yer sadece cehennemdir.

14 asır evvel Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) döneminde Ebu Leheb’ler karşı çıkmıştır. İşte Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in getirdiği Kur’ân-ı Kerim için “Ya bu Kur’ân’ı değiştir ya başka bir kitap getir. (Yunus-15)” diyenler, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Allah’ın Resûl’ü de onlara diyor ki: “Ben Allah’ın tasarrufundayım. Bana ancak Allah ne vahyediyorsa ben ona uyarım. Benim başka bir seçim hakkım yok.”

EN'ÂM - 31 Allah’a mülâki olmayı (ölmeden evvel, dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı) yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. O saat aniden onlara gelince, sırtlarında yüklerini taşıyarak: “Orada (dünyada) aşırı gittiğimiz şeyler üzerine (günahlar sebebiyle) bize yazıklar olsun.” dediler. Yüklendikleri şey ne kötü, (öyle) değil mi?

Allah’a ulaşmayı yalanlayanlar hüsranda olanlardır. Kıyâmet vakti geldiğinde, yüklendikleri günahlarla birlikte Allah’ın huzuruna çıkacaklardır. Allahû Tealâ neden “yüklendikleri günahlar” ifadesini kullanmaktadır? Çünkü onlar Allah’a ulaşmayı dileselerdi, Allahû Tealâ bütün İslâm’ın 5 şartını yerine getiriyorum. Ben cennete gitmeyeceğim de kim gidecek.” diye kendi kendine böbürleniyor olabilir. Şunu tekrar tekrar söylemekte fayda var: Allah’a ulaşmayı dilemeyen bütün insanların gideceği yer cehennemdir. Ve asla oradan çıkamazlar. Ebedî olarak orada kalacaklardır.

YÛNUS - 45 Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).

Allah’a dünya hayatında ulaşmayı yalanlayanlar hüsranda kalacaklardır. Hüsranda olanların da gideceği yer cehennemdir.

MU'MİNÛN - 103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.