9.7.1 Yevm’il âhire îmân etmeyerek yeryüzünde fesat çıkaran kalbi hastalar.

Îmân ettiklerini söyleyen ama yaptıkları ameller ıslah edici amel olmayan insanlar var mıdır?

BAKARA - 8 Ve insanlardan bir kısmı derler ki: “Biz Allah’a ve ahiret gününe (hayatta iken ruhun Allah’a ulaşacağı güne) îmân ettik.” Ve onlar mü’min değillerdir.

Onlar “Ben Allah’a ve yevm’il âhire îmân ettim.” derler. Ama Allahû Tealâ onlar için diyor ki: “Onlar mü’min değildir.” Yani onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerden değildir. Münafıktırlar. Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Ama sadece kendi nefslerini kandırırlar, farkında değildirler. Onların kalplerinde hastalık vardır. Allahû Tealâ hastalıklarını arttırmıştır. Onlar için elîm azap vardır.

BAKARA - 9 (Zannederler ki) Allah’ı ve âmenû olanları aldatırlar. Ve onlar, kendilerinden başkasını aldatmazlar ve farkında da olmazlar.

BAKARA - 10 Onların kalplerinde maraz (hastalık) vardır. Allah da bu sebeple onların hastalığını arttırdı. Tekzip etmiş olmaları (Allah’a ulaşmayı yalanlamaları) sebebiyle onlar için elîm bir azap vardır.

BAKARA - 11 Onlara (Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için, kalpleri engelli ve başkalarını hidayetten men ettikleri için Allah’ın hastalıklarını artırdığı insanlara): “Yeryüzünde fesat çıkarmayın (başkalarını Allah'ın yolundan men etmeyin)!” denildiği zaman: “Biz sadece ıslâh ediciyiz.” dediler.

BAKARA - 12 Gerçekten onlar, fesat çıkaranlar, onlar değil mi? Ve lâkin farkında değiller.

Onlar, yeryüzünde fesat çıkarırlar. Onlar; Allah'a ulaşmayı dilemeyerek, bu kavramı yalanlayanlardır.

Dünyayı seçip ahireti bırakanlar, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir.

EN'ÂM - 31 Allah’a mülâki olmayı (ölmeden evvel, dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı) yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. O saat aniden onlara gelince, sırtlarında yüklerini taşıyarak: “Orada (dünyada) aşırı gittiğimiz şeyler üzerine (günahlar sebebiyle) bize yazıklar olsun.” dediler. Yüklendikleri şey ne kötü, (öyle) değil mi?

Ölüm gelinceye kadar Allah’a ulaşmayı yalanlayanlar dünya hayatını seçenlerdir. En’am-32’de de tekrar bu ifade edilmektedir.

EN'ÂM - 32 Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu, takva sahipleri için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmez misiniz?

A'RÂF - 169 Artık onlardan sonra, sonraki nesil halef oldu (onların yerine geçti). Kitab’a varis oldular. Ve: “Yakında bize mağfiret edilecek (günahlarımız sevaba çevrilecek).” diyerek, bu değersiz dünya malını alırlar (aldılar). Ve onun gibi bir misli daha dünya malı onlara gelse, onu da alırlar. Allah’a karşı haktan başka bir şey söylememeleri için onlardan Kitab’ın misaki alınmadı mı? Ve onun içindekileri, onlar okudular (öğrendiler). Takva sahibi olanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmez misiniz?

Allah’a ulaşmayı dilemeyen bu insanlar, sürekli diğer insanlara “Mağfiret olacaksınız.” derler. Demek ki; Allah’a ulaşmayı dilemeyen bu kişiler, insanlara bol keseden mağfiret söylüyorlar.