9.6.3.3 Allah’a ulaşmayı dileyerek şükredenler.

Ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır. Ama mağfiret, Allah’ın 9 tane farz emrine uyarak ruhunu dünya hayatında Allah’a ulaştıranlar içindir. Ezelde Allah’ın ruhtan aldığı misaki dünya hayatında yerine getirenler, Allah’ın ermiş evliyasından olurlar.

Allahû Tealâ Bakara Suresinin 46. âyet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

BAKARA - 46 Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Bu âyet-i kerime, ruhun iki kere Allah’a ulaşmasından bahseder:

1- Hayattayken ruhun Allah’a ulaşması

2- Ölümle birlikte ruhun Allah’a ulaşması

En’am-152’de Allahû Tealâ, Allah’ın ahdini yerine getirmeyi emretmektedir. En’am-153’te ise Allah’ın ahdini yerine getirmenin Sıratı Mustakîm’de bulunmak olduğu ifade edilmektedir.

EN'ÂM - 153 Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

En’am-154’te, ancak dünya hayatında Rab’lerine mülâki olacaklarına îmân edenlerin Sıratı Mustakîm’e ulaşacakları bildirilmektedir.

EN'ÂM - 154 Sonra Musa (A.S)’a, ahsen olanlara tamamlayıcı olarak, herşeyi açıklayan ve rahmet olan ve hidayete erdiren kitabı (Tevrat’ı) verdik. Böylece onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar (îmân ederler).

Hidayet ve rahmet olan kitaplar Kur’ân-ı Kerim, İncil, Tevrat’tır. Allah’a ulaşmayı dilemedikçe hiçbir zaman Allah’ın Kitapları’na nüfuz edebilmek mümkün değildir. Allahû Tealâ, insanlar Allah’ın Zat’ına ulaşmaya yakîn sahibi olsunlar diye gökleri ve yerleri dizayn etmiştir.

RA'D - 2 Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah’tır. Sonra arşa istiva etti. Ve Güneş'i ve Ay'ı emri altına aldı. Hepsi belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İşleri düzenleyip idare eder. Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya (ölmeden evvel ruhunuzu Allah’a ulaştırmaya) yakîn hasıl edersiniz.

Ruhun Allah’a ulaşması ise nefsin ıslâhına, nefsin tezkiyesine bağlıdır.

KEHF - 110 De ki: “Ben sizin gibi sadece bir beşerim. Bana sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyolunuyor. O taktirde kim Rabbine mülâki olmayı (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı) dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın ve Rabbinin ibadetine başka birini (bir şeyi) ortak koşmasın.”

Allahû Tealâ Ankebut-5’de buyuruyordu ki:

ANKEBÛT - 5 Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

Ecelallâhi: Allah’ın tayin etiği ecel, burada Allah’ın tayin etiği vakit, Allah’ın tayin etiği zaman anlamına gelmektedir. Dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyen herkes için ecel ruhun dünya hayatına Allah’a ulaşma vaktidir.

İNŞİKAK - 6 Ey insan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru (yola çıkarak) cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâki olursun (ruhunu Allah’a ilka edersin, ulaştırırsın).

Bu âyet-i kerimeler, Allah’a ulaşmayı dileyenleri açıklamaktadır.