8.7.28 5. İrşad makamına tayin (Velî mürşidler)

Sahâbenin irşada ulaşıp Allah tarafından irşada memur ve mezun kılındığını, hem âyet-i kerimedeki fevz-ül azîmden hem de tâbiînin ihsanla onlara tâbî olduğu ifadesinden anlıyoruz.

TEVBE - 100 O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.

ÂLİ İMRÂN - 110 Siz, insanlar için çıkarılmış (seçilmiş) olan, ümmetin hayırlı kişileri oldunuz. Mâruf ile emredersiniz ve münkerden nehy edersiniz (men edersiniz). Ve siz, Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.

Nefslerini tezkiye ve tasfiye ederek kalpleri 19 mertebe müzeyyen olarak irşad makamına tayin edilenler ancak ma’ruf ile emreder, münkerden (kötülükten) alıkoyarlar.