8.4.2 İkinci safha mürşide tâbî olmaktır.
Mürşide, sultana tâbî olmak üzerimize farz kılınmıştır ve sahâbe bu farzı yerine getirmiştir. Bununla beraber dîni Kur’ân’dan öğrenmeyen insanlar “Kul ile Allah arasına kimse giremez.” şeklindeki zannı hep dile getirmektedirler.
Her devirde, o devrin bir imamı vardır. Nebîlerin yaşadığı dönemlerde âsaleten devrin imamı, peygamberdir.
ENBİYÂ - 73 Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Nebîler arasında fetret dönemleri vardır. Bu dönemlerde Allahû Tealâ kavim resûllerinden bir tanesini vekâleten devrin imamı olarak seçer. Al-i İmran Suresi’nin 179. âyet-i kerimesi bu konuya açıklık getirmektedir.
ÂLİ İMRÂN - 179 Allah, habis olanı (kötüyü), temiz olandan (mü'min olanı, mü'min gözükenden) ayırıncaya kadar mü'minleri, sizin bulunduğunuz hâl üzere (mü'min olanla mü'min gözükenin bir arada olduğu bir durumda) terk edecek değildir. Ve Allah sizi gayba muttali edecek (gaybı bildirecek) değildir. Ve lâkin Allah, resûllerinden dilediği kimseyi seçer (gaybı o resûlüne bildirir). O halde, Allah'a ve O'nun resûllerine îmân edin. Ve eğer âmenû olur ve takva sahibi olursanız, o zaman sizin için "Büyük Ecir" vardır.
Nebîlerin olmadığı dönemlerde kavim resûlleri arasından seçilen vekâleten devrin imamı, Secde Suresinin 24. âyet-i kerimesinde bize açıklanmaktadır.
SECDE - 24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Allah kavim resûllerini yaratılışta seçer.
KASAS - 68 Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
Nefs-i Emmare’nin standartları içinde hayata başlayan herkese, şeytan füccurunu ilham etmekte ve herkes şeytanın kalbine vahyetiklerini işitmektedir. Fakat başlangıçta kimse Allah’ın söylediklerini işitemez çünkü kalp yapısı buna müsait değildir. Bu nedenle Allah resûllerine vahyeder, resûller ise Allah’ın vahyini insanlara tebliğ etmekle vazifelidirler. Risalet ve nübüvvet vehbîdir. Her devirde nebî veya nebî olmayan devrin imamı sultandır ve Allah’ın vahyini insanlara tebliğ ile görevlidir.