5.1 Rüyetullah ile ilgili Kur’ân âyetleri
BAKARA - 140 Yoksa siz: “Muhakkak ki İbrâhîm (a.s), İsmail (a.s), İshak (a.s), Yakup (a.s) ve torunları yahudi veya hristiyan’dılar” mı diyorsunuz. De ki: “Sizler mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından verilen, O'nun yanındaki şahitliği gizleyen kimseden daha zalim kim vardır? Allah, yaptıklarınızdan gâfil değildir.
YÛNUS - 26 Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.
ZUHRÛF - 86 Ve onların, O’ndan (Allah’tan) başka taptıkları şeyler şefaate malik değildir. Hakk’a şahit olanlar hariç ve onlar (Hakk’ı) bilirler.
KAF - 37 Muhakkak ki bunda kalpleri olan ve ilka edilenleri işitebilen ve (kalp gözleri ile Allah’a) şahit olan kişiler için mutlaka ibret vardır.
NECM - 11 Kalbindeki fuad (gönül gözü görmesi), gördüğü (ruhun gözlerinin gördüğü) şeyi tekzip etmedi.
HADÎD - 19 Ve, Allah’a ve O’nun Resûl’üne inananlar, işte onlar, onlar sıddıklardır ve şehitlerdir. Rab’lerinin yanında onların ecirleri ve nurları vardır. Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cahîm (alevli ateş) halkıdır.
Yunus şöyle buyuruyor:
Can gözü O’nu gördü, Dil O’ndan haber verdi.
Şu sözler de Yunus’a ait:
Yunus imdi avunur, Dostu gördü sevinir. Eğer aşka erdin ise, Canı gönül verdin ise Dostun ayan gördün ise, Bu varlığı bırak, nedir.
Eşref Rûmî Hazretleri ise şöyle buyuruyor:
Her dem bakarız ol yüze, Her gün bayram kadir bize. Biz dostu ayan görürüz, Düş değil bu görüşümüz.
Ahmet Yesevî Hazretleri, bu konuda şunları söylüyor:
Kul Hace Ahmet bilmişsin Hakk yoluna girmişsin. Hakk yoluna girenler Hakk didarın görmüşler (Hakk yüzünü görmüşler. Allah’ın yüzünü görmüşler.) Gözüm açtım seni gördüm. Hep gönülü sana verdim. Akraba terkini kıldım. Bana sen gereksin sen
Ahmet Yesevî Hazretleri Allahû Tealâ’yı gördüğünü açık bir şekilde ifade ediyor. Demek ki Allahû Tealâ’yı görmek yalnız peygamberlere has bir olgu değildir. Allah dilediği kulunun kalp gözünü açar ve kalp gözünü açtığı kişiye dilediği an Kendisini gösterebilir.