4.6.1 Mürşide tâbiiyetle verilen 7 ni’met
Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olduğumuz zaman Allahû Tealâ peş peşe 7 tane ni’met verir.
1. ni’met: Devrin imamının ruhu başımızın üzerine gelip yerleşir.
MU'MİN - 15 Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
2. ni’met: Allah o kişinin kalbine îmânı yazar.
MUCÂDELE - 22 Allah’a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah’a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah’a ve O’nun Resûl’üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?
Bu vasıfta olan insanların kalplerine Allah, îmânı yazmış ve katından bir ruh ile desteklemiştir.
3. ni’met: Allahû Tealâ, Furkan-70’e göre kişinin o güne kadar işlemiş olduğu bütün günahları sevaba çevirecek ve Bakara-261’e göre kişiye verdiği dereceleri, 1’e 10’dan 1’e 700’e kadar çıkaracaktır.
FURKÂN - 70 Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
BAKARA - 261 Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi’dir, Alîm’dir.
4. ni’met: Kişinin ruhu vücudundan ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşır.
NEBE - 39 İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder. (Allah'a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.
5. ni’met: O kişi nefs tezkiyesine başlar.
YÛSUF - 53 Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).
6. ni’met: Kalpteki karanlıkların azalmasına paralel olarak, kişinin iradesi güçlenmeye başlayacaktır. Çünkü irade, nefsin afetlerine karşı koyan gücün adıdır. Aslında irade değişmez, ancak karanlıkların direnci azaldığı için yani karşıt güç azaldığı için irade de otomatikman güçlenir.
AHZÂB - 43 Sizi (nefsinizin kalbini), karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, üzerinize salâvât (vasıtasıyla nur) gönderen, O ve O’nun melekleridir ki O, mü’minlere Rahîm(dir). (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
7. ni’met: Nefsteki afetlerin direncinin azalması sebebiyle kişinin fizik bedeni şeytana karşı güçlenmeye başlayacaktır.
BAKARA - 261 Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi’dir, Alîm’dir.
Böylece 7 furkan, 12 ihsan ve 7 ni’met ile Sıratı Mustakîm üzerinde olan kişi zikretmeye başladığı zaman; gün be gün zikrini arttırarak Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmainne, Radiye, Mardiyye, Tezkiye kademelerini bir bir geçer. Ruh da 7 tane gök katı yükseldikten sonra 7 âlemi geçerek, Yokluk’ta Allah’ın Zat’ına ulaşır ve böylece o kişi Allah’ın evvab kulu olur. Allahû Tealâ buyuruyor ki:
FECR - 27 Ey mutmain olan nefs!
FECR - 28 Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
FECR - 29 (Ey fizik vücut!) O zaman, (nefsini tezkiye ettiğin ve ruhunu Allah’a ulaştırdığın zaman Bana kul olursun) kullarımın arasına gir.
Kişi Emmare’yi, Levvame’yi, Mülhime’yi ve Mutmainne’yi geçmiştir. Allahû Tealâ mutmain olan nefse hitap etmektedir: “Sen Rabbinden razı, Rabbin de senden razı olsun ve nefsini tezkiye et. Nefs tezkiyesi akabinde ruh, sen de Rabbine ulaş. Fizik beden, sen de Allah’ın evvab kulları arasına gir.”
Allahû Tealâ, bir tek dilekle 21. basamağa kadar olan kısmı garanti etmektedir. Bu dilek, Allah’a ulaşmayı dilemektir. Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dileyeni mutlaka mürşidine ulaştırır. Kişi müşide tâbî olur ve Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in ifade buyurduğu: “Âlimler (vehbî olarak irşadla vazifeli devrin imamı ve kavim resûlleri) insanlarla Rabb’leri arasında elçidirler.” hadîs-i şerifi böylece tahakkuk etmiş olur.