4.4 “Sâdıklarla beraber olun, zâlimlere gönülden meyletmeyin.” Sâdıklar Allah’ın tayin ettiği mürşidlerdir.

Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz hadîs-i şerifte şöyle buyuruyor: “Kişi arkadaşının dîni üzeredir.” Öyleyse herkes kimleri sevdiğine çok iyi bakmak durumundadır.

TEVBE - 119 Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen kimseler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla beraber olun.

İnsanoğlu serbest iradenin sahibidir ve tercihini yapmak durumundadır. Ya kişi sâdıklarla beraber olmayı tercih ederek Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece hacet namazı kılacak, Allah’tan mürşidini soracak ve Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olacaktır. Veya kişi bunu kesinlikle kabul etmeyecek, nefsine teslim olan, Nefs-i Emmare’nin standartları içinde olan arkadaşıyla beraber olacaktır. Böyle olduğu taktirde hiçbir zaman Allah’ın dînini yaşayamayacaktır.

İnsanla Allah arasındaki en büyük perdelerden bir tanesi, nefsin bir afeti olan kibirdir. Kibirli insan hevasına tâbî olan, nefsini ilâh edinen ve mürşide tâbî olmayı kabul etmeyen kişidir.

A'RÂF - 40 Muhakkak ki âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara kibirlenenler; onlara gök kapıları açılmaz (ruhlarını hayatta iken Allah’a ulaştıramazlar). Deve (veya urgan) iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. Mücrimleri (suçluları) işte böyle cezalandırırız.

Allahû Tealâ buyuruyor ki: