2.1.1.2 Kur’ân-ı Kerim boyunca, bütün kavimlerde ardarda gönderilenlerin hepsinin sadece resûller olduğu ifade buyrulmaktadır. Allah asla bütün kavimlere nebî göndermemiştir. Bütün resûller nebî olsaydı, kavim resûllerinin en az bir kısmı için nebî kelimesi kullanılacaktı. Öyleyse kavim resûllerinin hepsinin nebî olmayan resûller olduğu kesinleşmektedir.

MU'MİNÛN - 44 Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.

BAKARA - 87 Andolsun ki, Biz, Musa’ya kitap verdik ve ondan sonra ardarda resûller gönderdik. Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık deliller) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Öyle ki, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle gelen resûle karşı, her defasında kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürüyorsunuz.

İSRÂ - 15 Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.