16.3.a- Mehdi (A.S) dönemi olan Hidayet Çağı’nda yeryüzü adaletle dolacaktır

MÂİDE - 8 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah için kavvâmîn olun (hakkı ayakta tutun)! Adaletli şâhidler olun! Ve bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın. Adil davranın! O takvaya en yakın olandır. Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Yüce Rabbimiz Mâide Suresinin 8. âyetiyle îmân sahiplerine adaletli davranmalarını emretmiştir. İnsanlar arasında hiçbir ayrım gözetmeden, sadece Allah’tan alınan emirlerle adaletin yerine getirilmesi, Kur’ân’ı Kerim ahlâkının bir gereğidir.

MUMTEHİNE - 8 Allah, dîn konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olan kimselere iyilik etmenizden ve onlara adaletle davranmanızdan sizi nehyetmez (yasaklamaz). Muhakkak ki Allah, adaletli olanları (adaletle davrananları) sever.

Ancak Yüce Rabbimizin Furkân Suresinin 30. âyetinde belirttiği ve Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîslerinde bildirdiği gibi Hidayet Çağı’nda (ahir zamanda) insanlar 14 asır evvel Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbenin yaşadığı 7 safha ve 4 teslimden oluşan Kur’ân ahlâkından uzaklaşacak, bu sebeple adaletsizlik yeryüzüne alabildiğine hâkim olacaktır.

FURKÂN - 30 Ve resûl: “Ey Rabbim! Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur’ân’dan ayrıldı (Kur’ân’ı terketti).” dedi.

“Mehdi daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracaktır.”(Kitab ul Burhan Fi Alâmet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 11)

Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîslerinde Mehdi (A.S) döneminde yaşanacak olan bu adil ortam şöyle haber verilmektedir:

“Kıyâmetin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim ehl-i beytimden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracak.” (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)

“Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur.”(Sünen-i Ebu Davud, 5/93)

“Bu (Emir) de insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi yeryüzünü adaletle dolduracaktır.”(Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)

“Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o (Mehdi) geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır.”(El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

“Mehdi’nin zamanında adalet o kadar bol olacak ki; zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir.”(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alâmet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23

“Onun adaleti heryeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamber’in sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir.”(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alâmet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

“Dünya hayatının bir günü kalsa Allahû Tealâ o günü uzatır, benim ehl-i beytimden bir adam gönderir. O’nun ismi benim ismim gibidir. Babası’nın ismi babamın ismi gibidir. Zulüm ve kötülükle dolmuş dünyayı, adalet ve dürüstlükle dolduracaktır.”(Büyük fitne Mesih Deccal, Saim Güngör, Pamuk Yayınları, s. 80) (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadîs Külliyatı, Rudani, 5.Cilt, s. 365)