KEHF - 74 Böylece bir (erkek) çocuğa rastlayıncaya kadar gittiler. (Hızır A.S), onu (çocuğu) öldürdü. (Musa A.S): “Sen, temiz (masum) bir kişiyi (başka) bir nefse karşılık olmaksızın mı öldürdün? Andolsun ki sen, kötü (şeriate uymayan) bir şey yaptın.” dedi.

ÂLİ İMRÂN - 168 Onlar (münafıklar), kendileri oturdukları (savaşa gitmedikleri) halde, savaşa katılan kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi." dediler. (Onlara) de ki: "Eğer (sözünüzde) sâdık kimselerseniz, haydi ölümü kendinizden savın."

MUNÂFİKÛN - 11 Ve Allah, hiçbir nefsi (hiçbir kimseyi) eceli geldiği zaman asla tehir etmez (ertelemez). Ve Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdar olandır.

13.10- HZ. HIZIR (A.S)’IN ÇOCUĞU ÖLDÜRMESİ VE HZ. MUSA (A.S)’IN TEPKİSİ

Hz. Hızır (A.S)’ın Allah’ın emriyle hareket eden, ilim sahibi bir kişi olduğunu bildiği, ona tâbî olduğu halde, Hz. Hızır (A.S)’ın yaptıkları karşısında bir tepki göstermektedir. Ancak hiç unutmamak gerekir ki; her insana canını veren ve verdiği canı alacak olan sadece Allah’tır. Allah’ın izni olmadıkça, dilemedikçe bir insanın bir diğerini öldürmesi mümkün değildir.

Hz. Hızır (A.S) da Allah’ın emri ve dilemesiyle hareket eden, salih bir kuldur. Yaptığı her hareket, söylediği her söz ancak Allah’ın emriyle gerçekleşmektedir. Hz. Hızır (A.S) ölüm emrini Allah’tan almış ve yerine getirmiştir. Bu ölümün bir cana karşılık olup olmadığını Allah bildirmedikçe hiç kimsenin bilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde öldürülen çocuğun “tertemiz bir can” olup olmadığını da Allah bildirmedikçe, hiç kimse bilemez.