13.2- AZIKLARI OLAN PİŞMİŞ BALIĞIN CANLANIP DENİZE GİRMESİNİN HZ. MUSA (A.S) İLE HZ. HIZIR (A.S)’IN BULUŞMA YERİNE BİR İŞARET OLMASI

KEHF - 61 Böylece ikisinin (iki denizin) birleştiği yere ulaştıkları zaman ikisi de balığı unuttu. O zaman (balık), denizin içine doğru kendi yolunu tuttu.

KEHF - 62 (Buluşma yerini) geçtikten sonra (Musa A.S) genç arkadaşına (şöyle) dedi: “Sabah kahvaltımızı getir. Andolsun ki bu yorgunluğa, yolculuğumuz sebebiyle maruz kaldık.”

KEHF - 63 (Genç şöyle) dedi: “Gördün mü kayaya sığındığımız zaman ben gerçekten balığı unuttum. Onu hatırlamamı, bana şeytandan başkası unutturmadı. Ve o (balık), acayip bir şekilde denizin içine doğru kendi yolunu tuttu.”

KEHF - 64 (Musa A.S): “Bizim aradığımız şey, işte bu.” dedi. Böylece kendi izlerini takip ederek geri döndüler.

Kehf Suresi 61. âyete göre, Hz. Musa (A.S) ve genç yardımcısı yanlarında azık olarak bir balık getirmişlerdir. Yemek vakitleri gelmeden evvel, bir mola anında unuttukları balık akıntıya doğru gidip, yanlarından uzaklaşmıştır. Hz. Musa (A.S), kendisinden daha üst seviyede ilim sahibi Hızır (A.S) ile buluşmak için iki denizin birleştiği yere gelmişlerdir. Kaderde belirlenmiş bu yere ulaşmak için Hz. Musa (A.S) ve genç yardımcısı uzun zaman geçirmişlerdir. Hz. Musa (A.S) ve yardımcısının unutması sonucu balığın kaçtığı yer, onların Hz. Hızır ile buluşma noktası olmuştur. Allahû Tealâ bu buluşma yerinin tayinini, balığın kaçışını vesile kılarak gerçekleştirmiştir.