12.4- ÖLMEDEN EVVEL RUHUN ALLAH’A ULAŞMASINI İNKÂR EDENLERİN AMELLERİNİN HEBA OLMASI
Allah’ın “Ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyin.” davetine icabet etmeyip, zatını vechini dilemeyenlerin, ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını inkar edenlerin amelleri heba olur (boşa gider). Allahû Teala Kehf Suresinin 103, 104, 105. âyetlerinde bu konuyu net bir şekilde açıklamaktadır :
KEHF - 103 De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”
KEHF - 104 Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.
KEHF - 105 İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Zumer Suresinin 65. âyet-i kerimesine göre amelleri boşa gidenler ahirette hüsrana düşenlerden olur ve Mu’minûn Suresinin103. âyet-i kerimesine göre cehenneme gider:
ZUMER - 65 Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.
MU'MİNÛN - 103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
KEHF - 39 Beni mal ve evlât (bakımından) daha az (yetersiz) görsen bile, sen bahçene girdiğin zaman: “(Bu bağ), Allah’ın dilediği (bağ)dır. Allah’tan başka kuvvet yoktur.” deseydin olmaz mıydı?”
Ona Allah’a ulaşma dileğini tebliğ eden arkadaşı: “Beni mal ve evlât (bakımından) daha az (yetersiz) görsen bile, sen dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemelisin. Aksi taktirde dünya ve ahiret çalışman boşa gider.” diyor.
KEHF - 40 Belki Rabbim, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve onun (senin bahçenin) üzerine semadan (husbân) felâketler gönderir. Böylece kaygan bir toprak haline gelir.
Tebliğ eden arkadaşı: “Belki Rabbim, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Allah’a ulaşmayı dilemezsen Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dilemen için bir imtihan olarak (senin bahçenin) üzerine semadan (husbân) felâketler gönderir.” der.
KEHF - 41 Veya onun (bahçenin) suyu, yerin içine çekilir. Artık onu elde etmeye asla gücün yetmez (sen muktedir olamazsın).
KEHF - 42 Onun (o kimsenin) ürünleri ihata edildi (mahvedildi). Ve çardakları, (bahçenin) üzerine yıkılmış haldeydi. Orada sarfettiği (emek ve para) için ellerini (avuçlarını) ovuşturuyor ve “Keşke ben, Rabbime (hiç)bir şeyle şirk koşmasaydım.” diyor(du).
Allahû Tealâ bahçesinin üzerine semadan (husbân) felâketler gönderir. Bahçenin ürünleri felâket sebebiyle mahvolup boşa gider ve sarfettiği (emek ve para) da. “Keşke ben, Rabbime (hiç) bir şeyle şirk koşmasaydım.” der.
KEHF - 43 Ve Allah’tan başka ona yardım edecek kimseler yoktu. Ve o, yardım alan (yardım edilen) olmadı.
KEHF - 44 İşte burada velâyet (yardım, dostluk) Allah’a ait bir haktır. O (Allah), sevap (mükâfat) açısından da akıbet (sonuç) açısından da hayırlıdır.
Semadan gönderilen felâkete karşı Allah’tan başka ona yardım edecek kimseler yoktu. Musîbet sırasında Velâyet (yardım, dostluk) Allah’a ait bir haktır.
KEHF - 45 Onlara dünya hayatını örnek ver ki; o, semadan indirdiğimiz su gibidir. Yeryüzünün nebatları (bitkileri), onunla karıştı (yeşerdi, büyüdü). Sonra da kuruyup, ufalandı ki rüzgâr, onu savurur. Ve Allah, herşeye muktedir olandır (gücü yetendir).
YÛNUS - 7 Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
YÛNUS - 8 İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
Yunus Suresinin 7 ve 8. âyetlerine göre dünya hayatından razı olanlara Kehf Suresinin 45. âyetinde örnek verir: “O, semadan indirdiğimiz su gibidir. Yeryüzünün nebatları (bitkileri), onunla karıştı (yeşerdi, büyüdü). Sonra da kuruyup, ufalandı ki rüzgâr, onu savurur.”
KEHF - 46 Mal ve çocuklar dünya hayatının ziynetidir (süsüdür). Bâki (kalıcı) olan salih ameller (nefsi ıslâh edici ameller), sevap olarak ve emel (ümit) olarak, Rabbinin katında daha hayırlıdır.
Allahû Tealâ akledenlere: “Mal ve çocuklar dünya hayatının ziynetidir (süsüdür). Bâki (kalıcı) olan salih ameller (nefsi ıslâh edici ameller), sevap olarak ve amel (ümit) olarak, Rabbinin katında daha hayırlıdır.” diyerek nasihat ediyor.