12.1- ALLAH’IN VECH’İNİ (ZAT’INI) DİLEMEDİĞİ İÇİN AMELİ BOŞA GİDENLERE KUR’ÂN’DA VERİLEN ÖRNEK

Allahû Tealâ: “Kur’ân’ı Kerim’de, insanlara bütün misalleri açıkladık.” buyuruyor.

KEHF - 54 Ve andolsun ki; bu Kur’ân-ı Kerim’de, insanlara bütün meseleleri (misalleri) açıkladık. Ve insan, konuların çoğunda cidalleşen (kavga eden)dir.

Rabbimiz bu konuda Kehf Suresinin 32 ve 33. âyeti kerimelerinde iki adamın durumunu örnek vermesini buyuruyor:

KEHF - 32 Onlara, iki adamın durumunu örnek ver. İkisinden birisine üzüm bağından iki bahçe kıldık (yaptık). Ve ikisini de hurmalıklarla kuşattık (çevirdik). Ve ikisinin arasında ekinler bitirdik.

KEHF - 33 İki bahçenin ikisi de meyvelerini verdi. Ve ondan bir şey eksik kalmadı. İkisinin arasından bir nehir akıttık.

KEHF - 34 Ve onun serveti (de) vardı. Bu sebeple arkadaşı ile konuşurken ona: “Benim senden daha çok malım var ve (ailemdeki) fertler bakımından senden daha üstünüm.” dedi.

KEHF - 35 Ve o, nefsine zulmederek bahçesine girdi. Şöyle dedi: “Bunun (bu bağın) ebediyyen helâk olacağını zannetmiyorum.”

Bu misalde biri Allah’a ulaşmayı dileyen, diğeri ise dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilememesine rağmen Allah’ın diğerinden daha fazla mal ve evlât verdiği iki kişi söz konusudur. Dünya hayatını dileyen, mal ve evlâtça zengin olan bu kişi, Allah’a ulaşmayı dileyene karşı Kehf 34’te belirtildiği gibi kibirleniyor. Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin, Allah’ın kendilerine verdikleri dünya hayatıyla bir böbürlenme içine girerek kendilerine zulmettiğini Kehf 35’ten anlıyoruz.