11.2- ASHAB-I KEHF, GENÇLERDEN OLUŞAN BİR TOPLULUKTUR.
Ashab-ı Kehf kıssasında, Allah’ın dînine karşı çıkan, hakk mü’minlere karşı baskı ve zulüm uygulayan bir topluluktan uzaklaşarak, bir mağaraya sığınan gençlerden söz edilir:
KEHF - 9 Yoksa sen, Ashabel Kehf ve Rakîm’in, bizim acayip âyetlerimizden biri olduğunu mu sandın?
KEHF - 10 Gençler mağaraya sığındıkları zaman şöyle dediler: “Rabbimiz, bize Senin katından bir rahmet ver. Ve bize emrimizden (bizim içimizden, senin emirlerinden bize ait olan rahmet ve salâvâtı ulaştıracak kişiyi) mürşidi tayin et.”
Mağarayı, içindekileri dışarıdan gelebilecek her türlü negatif tesirden koruyan bir mesken gibi düşünebiliriz. Nahl-98 ve 99’a göre dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyenlere dış düşman olan iblisin bir negatif tesiri yoktur. Kehf-10’a göre dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyenler şöyle derler: “Rabbimiz, bize Senin katından bir rahmet ver. Ve bize emrimizden (bizim içimizden, senin emirlerinden bize ait olan rahmet ve salâvâtı ulaştıracak kişiyi) mürşidi tayin et.”
NAHL - 98 Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’i okuduğun zaman recmedilmiş (taşlanmış) şeytandan hemen Allah’a sığın.
NAHL - 99 Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
KEHF - 11 Böylece mağarada kulakları üzerine (kalplerinin zikrini duyabilmeleri için yan üstü) senelerce yatırdık (uyuttuk).
Ashab-ı Kehf’in senelerce kalp zikriyle yattıklarını anlıyoruz.
KEHF - 12 Sonra ne kadar süre kaldıklarını, iki topluluktan hangisinin daha iyi hesap edeceğini bilmemiz (belirtmemiz) için onları beas ettik (dirilttik, uyandırdık).
Ashab-ı Kehf, Allah’a ulaşmayı dileyen ve mürşidlerine tâbî olan gençlerdir. Senelerce kalp zikriyle yatan Ashab-ı Kehf’in hidayetlerini, Allahû Tealâ arttırdığını buyuruyor.
KEHF - 13 Biz, sana onların haberlerini gerçek olarak kıssa ediyoruz. Muhakkak ki onlar, Rab’lerine âmenû olmuş gençlerdi. Ve onlara hidayeti artırdık.
Mehdi (A.S)’ın yardımcıları da hadîslerde belirtildiği üzere genç bir topluluktur. Bu konudaki hadîslerden bazıları şunlardır:
Hz. Ali rivayet etmiştir:
“(Mehdi) bizden, Kureyş’den bir gençtir, aynı zamanda gelip Allah yolunda onu (hazineleri-malları) taksim edecektir.” (Kıyâmet Alâmetleri, s. 202)
“Mehdi bizden Ehl-i Beyt’ten bir gençtir. İhtiyarlarınız ona yetişmeyecek, gençleriniz ise onu ümit edeceklerdir. Allah dilediğini yapacaktır.” (Kitab ul Burhan Fi Alâmet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 23)