9.1- SAHÂBE GİBİ 7 SAFHA VE 4 TESLİMİ YAŞAYAN SABİKÛN-EL AHİRÎNLE İKİNCİ ASR-I SAADETİN YAŞANMASI
Hidayet Çağı’nda vazifeli olan Mehdi (A.S)’ın Allah’tan öğrendiği 7 safha ve 4 teslimden oluşan Kur’ân öğretisiyle, içinde bulunduğumuz herc-ü merc ortamı sona erecek, Hz. İsa (A.S) ile birlikte dîn birliğinin sağlanmasıyla, savaşlar sona erecektir. Savaş için harcanan paraların insanların refahı için yatırımlara dönüşmesiyle tüm dünyada benzeri görülmemiş bolluk, bereket ve adalet ortamı sağlanacaktır
Hadîslerin işaretlerine göre, Hidayet Çağı’nda Allahû Tealâ, Mehdi (A.S) vesilesiyle insanlara barış, huzur ve mutluluk dolu bir hayat yaşatacaktır. Dünyadan anarşi, terör, kargaşa, düşmanlık ve şiddetin tümüyle kalkması sonucunda insanlar cennet benzeri bir hayata kavuşacaklardır. Nefs tezkiyesi ve tasfiyesiyle Allah sevgisinin doruğuna ulaşan tüm insanlar arasında hırsızlık, sahtekârlık, dolandırıcılık, haksızlık gibi nefsin afetlerinden kaynaklanan toplumsal sorunlar kalmayacaktır. Cinayetler, saldırılar, taciz, iftira, hakaret içeren eylemler ve toplum huzurunu bozacak her türlü kötü davranışlar ve suistimaller ortadan kalkacaktır. Yeryüzünün her köşesi insanların büyük bir rahatlık, huzur ve güven içerisinde yaşayabilecekleri emin beldelere dönüşecektir. Gece gündüz her yerde, sokaklarda güven içinde dolaşabileceklerdir. Herkes istediği saatte istediği yerde ailesiyle gezebilecek, çocuklarını hiçbir endişeye kapılmadan rahatlıkla okullarına gönderebileceklerdir.
İnsanlar devlete duydukları güven ve saygıyı, onun birimlerine kolaylık sağlayarak göstereceklerdir. Kızgınlıkla hareket eden, ters davranan, zorluk çıkaran insanlar olmayacaktır. Aksine 7 safha ve 4 teslimden oluşan Kur’ân ahlâkını yaşayan tüm insanlar, son derece yardımsever ve hoşgörülü tutumlarıyla, devletin yanında yer alacak, devlet birimlerinin işlerini kolaylaştıracak şekilde hareket edeceklerdir.
Tüm devletler milletlerine güvenecek, halkın sahtekârlık yapma ihtimaline dayalı, halkı potansiyel tehlike olarak gören kontrol sistemleri ortadan kalkacaktır. Halka güven esas alınacak, insanların beyanı yeterli olacak ve buna göre hareket edilecektir.
Halk araştırmaya, doğruyu öğrenip buna göre hareket etmeye yönlendirilecek, ani infiallerin ve kitlesel eylemlerin oluşması doğal olarak söz konusu olmayacaktır. İnsanlar her ne problemleri olursa olsun tâbî oldukları mürşide ulaştırmaları halinde Allah’ın yardımıyla kolaylıkla halledebileceklerini bilmenin huzur ve güvenini yaşayacaklardır. Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S)’ın dönemi olan Hidayet Çağı’nda (ahir zamanda) toplumda hâkim olacak olan bu güvenli ortamı çok çarpıcı örneklendirmelerle hadîslerinde dile getirmiştir.
Bu hadîslere göre, Hidayet Çağı’nda “kurtla koyun birarada otlayacak, çocuklar yılan ve akreple oynayacak ama zarar görmeyeceklerdir.”
Mehdi (A.S) vesilesiyle Hidayet Çağı’nda yaşanacak olan tüm güzelliklerin yanı sıra, toplum yaşantısı da son derece huzurlu olacaktır. Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dileyerek îmân eden ve mürşide tâbî olarak dîni yaşayan insanlara, o döneme dek görülmemiş güzellikte bir yaşam sunacaktır. Allah Kur’ân’da, nefs tezkiyesi yaparak ruhunu Allah’a ulaştıran ve nefs tasfiyesini gerçekleştirerek Kur’ân ahlâkına uyan kullarını daha güzeli ve fazlası olan Allah’ın cemalini görmekle ni’metlendireceğini müjdelemektedir:
YÛNUS - 25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
YÛNUS - 26 Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.