Kur’ân’ı Kerim’e göre bütün insanlar için, Allah’ın vaazettiği hanif dîni, tek dîndir. Kur’ân ahlâkını yaşamayan toplumların herbiri, kendi dîninin hak dîn olduğunu, diğerlerinin yanlış olduğunu düşünmektedir. Hidayet Çağı’nda Kur’ân’ı Kerim’e ters olan bu yanlış düşünce, Mehdi (A.S)’ın Kur’ân’ı Kerim öğretisiyle dîn tatbikatından tamamen çıkarılarak dîn birliği sağlanacaktır. Allah’ın vaazettiği hanif dîni, hurafelerden tamamen temizlenecektir. Kur’ân’ı Kerim’e göre gerçek adalet, sadece Allah rızası gözetilerek 7 safha ve 4 teslimden oluşan Kur’ân’daki İslâm’ın yaşanmasıyla sağlanan bir adalettir. Böyle bir adalet hedeflendiğinde, ne şahsî bir menfaat ne dostluk ne düşmanlık ne de kişinin hayata bakış açısı; dili, ırkı, teninin rengi, kararlarında etki edemeyecek, sadece Allah’tan alınan hükümler tatbik edilecektir. Allah’ın emirleri doğrultusunda, Hakk’tan yana karar verilecektir.