6.1- TEVRAT’TA, İNCİL’DE VE KUR’ÂN-I KERİM’DE SADECE HANİF DÎNİ EMROLUNMAKTADIR.

Kur’ân’ı Kerim’de hanif dîni, Hz. İbrâhîm (A.S)’ın dînidir Bu dîn, aslında ezelî ve ebedî bir dîndir. İlk peygamber, ilk insan ve ilk nebî olan Hz. Âdem’den, son nebî olan, son peygamber olan Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’e kadar dîn, peygamberlere verilen şeriat kitaplarıyla dizayn edildi. Bütün şeriat kitaplarında birbirinin aynı olan üç unsur vardır:

1- Bütün mukaddes kitaplarda adalet müessesesi vardır.

2- Bütün şeriat kitapları hidayet rehberidir.

3- Bütün şeriat kitapları nurdur.

Ve şeriat itibariyle üç kitap da aynı şeriatı ifade eder. Hiç değişmeyen Allah’ın şeriatı üç unsur ihtiva eder:

1- Allah’ın itaat edilmesi gereken emirleri ve uyulması lâzımgelen nehiylerini içerir.

2- Bu emirlere itaat eden ve nehiylere uyanların mükâfatı, isyan eden ve yasakları işleyenlerin cezası vardır.

3- Bu emirlere itaat eden ve yasakları işlemeyen Hz. İbrâhîm (A.S), Hz. Musa (A.S), Hz. İsa (A.S) ve Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’e tâbî olarak 7 safha ve 4 teslimi yaşayanların örnek hayatı vardır.

Tevrat’taki, İncil’deki ve Kur’ân’ı Kerim’deki hanif dîni, Arapça adıyla İslâm, 7 safha ve 4 teslimden oluşur. Bu 7 safha:

1- Allah’a ulaşmayı dilemek

2- Mürşide ulaşıp tâbî olmak (Nefs tezkiyesinin başlangıcı)

3- Ruhun Allah’a ulaşması (Nefs tezkiyesinin tamamlanması)

4- Vechin (fizik vücudun) Allah’a teslimi

5- Nefsin Allah’a teslimi (Nefs tasfiyesinin başlangıcı)

6- İhlâsa ulaşmak, irşad olmak

7- İradenin Allah’a teslimi (Nefs tasfiyesinin tamamlanması)

Bu 7 safha ve 4 teslim, Kur’ân’da da İncil’de de Tevrat’ta da hem farzdır, hem de bu üç ulûl’azm peygamber zamanında da bütün safhalarıyla tam olarak yaşandığı, üç kitapta da kesinlikle ispat edilmektedir. Öyleyse kıyâmete kadar da bu kâinatın tek dîni vardır. Bu dînin adı hanif dînidir, Arapça adı İslâm’dır.

ŞÛRÂ - 13 (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Bütün peygamberlerin Şeriatı aynı Şeriattır. Allahû Tealâ: “Sana da aynı şeriatı indirdik. Müşriklere teklif ettiğin (hanif dîni), ‘Allah’a ulaşmayı dileyin. Tek fırkada olun ve şirkten kurtulun.’ sözü müşriklere ağır geldi.” diyor.

Hanif dîni 3 esas ihtiva eder:

1- Vahdet: Tek Allah’a inanmak.

2- Tevhid: Allah’a ruhlarını ulaştırmayı dileyen tek bir toplum oluşturmak (Böylece toplumlar arasındaki bütün kavgayı bitirmek, yok etmek.)

3- Teslim: Allah’a teslim olmak (Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.)

Şura Suresinin 13. âyet-i kerimesinde: “Allah dilediğini Kendisine seçer ve onlardan kim Allah’a ulaşmayı dilerse Allah onları Kendisine ulaştırır.” buyruluyor. Doğduğumuzda Allah’ın bize üfürdüğü bir ruh emaneti vardır. Bu ruh Allah’a aittir. Allah’ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen, Allah’ın bizdeki temsilcisidir ve teslim yeri Allah’tır. Ruh mutlaka ölümle Allah’a geri dönecektir. Allahû Tealâ, dünyadayken ruhu Kendisine ulaştırmayı üzerimize farz kılmıştır. Tevrat’taki, İncil’deki ve Kur’ân’daki hanif dininin, Arapça adıyla İslâm’ın ilk safhası Allah’a ulaşmayı dilemektir.

Bu, ezelî ve ebedî hanif dînini, Arapça adıyla İslâm’ı yaşamanın giriş kapısıdır. Bu dilek yoksa İslâm’ın bundan sonraki 6 safhası asla yaşanamaz. Ya dünyadayken Allah’a ulaşacağız ve Allah’ın ermiş bir evliyası olacağız ya da Allah’a ulaşmayı dilemeyeceğiz ve cehenneme gideceğiz. Hiç kimse Allah’a ulaşmayı dilemedikçe cehennemden kurtulamaz.