6 KUR’ÂN-I KERİM’E GÖRE HANİF DÎNİ, ARAPÇA ADIYLA İSLÂM

Dînin sahibi Allah’tır. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Zamanı sıfırlayabilen sonsuz hızın sahibi Allahû Tealâ, sıfır zaman aralığında kâinatın her noktasında bulunduğu için Allah mekândan da münezzehtir. Dînin tekâmüle ihtiyacı yoktur. Bu sebeple “İslâm en mütekâmil dîndir.” sözü Kur’ân’a ters düşmektedir. Musevîlik, Hristiyanlık, İslâm veya bunun dışındaki hiçbir fırkanın da hanif dîninden ayrı bir dîni yoktur. Kısaca, dînler yoktur; sadece bir tek dîn vardır. O dîn, Hz. Âdem (A.S)’ın dînidir. O dîn, Hz. Nuh (A.S)’ın, Hz. İbrâhîm (A.S)’ın hanif dînidir, Hz. Musa (A.S)’ın, Hz. İsa (A.S)’ın dînidir. O dîn Hz. Muhammed (S.A.V)’ın dînidir. O dîn bugün de bütün insanlığın dînidir.

ÂLİ İMRÂN - 33 Muhakkak ki Allah, Hazreti Âdem'i, Hazreti Nuh'u, Hazreti İbrâhîm'in ailesini ve İmran ailesini, âlemlerin üstüne seçti.

Yüce Rabbimiz, Hz. İbrâhîm’in Hz. Nuh (A.S)’ın dîninden olduğunu Sâffât-83’te açıklıyor:

SÂFFÂT - 83 Ve muhakkak ki, onun dîninden olanlardan (önemli biri de) İbrâhîm (A.S)’dır.

ÂLİ İMRÂN - 67 Hz. İbrâhîm, yahudi veya nasrani olmadı. Fakat hanif (Allah’ın tek oluşuna, ölmeden önce ruhun O’na ulaştırılmasının ve Allah’a teslim olmanın farz olduğuna inanan), (Allah’a teslim olmuş) bir müslümandı. Ve o müşriklerden olmadı.

Hz. İbrâhîm (A.S) ne yahudi ne de hristiyandı. Allah’ın tekliğine, O’na ölümden evvel ulaşmanın ve teslim olmanın farz olduğuna inanan olarak (Allah’a) teslim olmuştu. Daha önce Nuh (A.S)’ı hidayete erdiren Allahû Tealâ, akabinde Hz. İbrâhîm’e, İshak (A.S) ve Yâkub (A.S)’ı bağışlayarak hepsini hidayete erdirdiğini En’âm 84’te açıklıyor:

EN'ÂM - 84 Ve ona İshak (A.S) ve Yâkub (A.S)’ı bağışladık. Hepsini hidayete erdirdik. Ve daha önce Nuh (A.S)’ı hidayete erdirdik ve onun zürriyetinden Davud (A.S), Süleyman (A.S) , Eyyub (A.S), Yusuf (A.S), Musa(A.S) ve Harun (A.S)’ı da hidayete erdirdik. Ve işte böylece, muhsinleri mükâfatlandırırız.

A'RÂF - 144 (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Ey Musa! Muhakkak ki; Ben, risaletimle ve kelâmımla seni insanların üzerine seçtim. Artık sana verdiğim şeyleri al. Ve şükredenlerden ol.”

SAFF - 5 Ve Hz. Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Muhakkak ki ben, sizin için Allah’ın Resûl’üyüm, (böyle) olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?” Artık onlar (Hakk’tan) dönünce, Allah da onların kalplerini döndürdü. Allah, fâsıklar kavmini hidayete erdirmez.

Allahû Tealâ, Hz. İsa (A.S)’ın Hz. Musa (A.S)’a verilen Tevrat’ı tasdik ederek kendisinden sonra Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimiz’i müjdelediğini Saff Suresinin 6. âyetinde belirtiyor:

SAFF - 6 Ve Meryemoğlu İsa (A.S) şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat’ta olan herşeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan Resûl ile müjdeleyen, size (gönderilmiş) Allah’ın Resûl’üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.

Bütün insanlar için Allah’ın vaazetiği dîn, sadece babamız İbrâhîm’in hanif dîni, Arapça adıyla İslâm’dır. Allahû Tealâ bütün insanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. Hanif fıtratıyla yaratılan bütün insanlar için sadece hanif dînini seçmiştir. Acaba Peygamber Efendimiz de hanif miydi? Evet, kesin. O da bir hanifti:

RÛM - 30 Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah’ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.

Allahû Tealâ bütün İnsanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. Allah’ın yarattığında değişiklik göremezsiniz. Allah bütün insanları kâinatın tek dîni olan hanif dînini yaşayabilecek olan özelliklerle yaratmıştır. İşte kayyum olan, ezelden kıyâmete kadar devam edecek olan, ayakta kalacak, hayatta kalacak, hiç yok olmayacak dîn budur.

Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e, hanif (tek Allah’a yönelen) olarak İbrâhîm (A.S)’ın dînine tâbî olmayı vahyetmiştir:

NAHL - 123 Sonra da Sana “hanif (vahdet, tevhid ve teslimi esas alan) olarak İbrâhîm (a.s)'ın dînine tâbî olmayı” vahyettik. Ve o, müşriklerden olmadı.

EN'ÂM - 161 “Muhakkak ki; Rabbim, beni hanif olarak Sıratı Mustakîm'e, kıyâmete kadar ayakta kalacak olan Hz. İbrâhîm'in milletinin dînine hidayet etti.” de. Ve o, müşriklerden olmadı.

EN'ÂM - 162 “Muhakkak ki; benim namazım, kurbanım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.” de.

EN'ÂM - 163 O’nun ortağı yoktur. Ve ben bununla emrolundum. Ve ben, müslümanların (teslim olanların) ilkiyim.