3 MEHDİ (A.S)’IN HİLÂFET MERKEZİNİN BULUNDUĞU
Hidayet Çağı (ahir zaman) hakkındaki rivayetlerin merkez noktasını Mehdi (A.S) teşkil eder. Ancak bu olayların yerleri hakkında farklı farklı rivayetler mevcuttur. Bediüzzaman bu konuya şu şekilde açıklık getirmiştir:
“Şimdi, Mehdi gibi şahsı hakkındaki rivayetin ihtilâfatı ve sırrı şudur ki; hadîs tefsir edenler, kendi bilgilerini bu hadîslerin açıklamalarına tatbik etmişler. Meselâ; Merkez-i saltanat o vakit Şam’da veya Medine’de olduğundan, vukuat-ı Mehdiyye veya Süfyaniyye’yi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kufe, Şam ve Medine gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler.” (Sözler, 359)
“Merkez-i Hilâfet eski zamanda Irak’ta, Şam’da ve Medine’de bulunduğundan raviler kendi içtihatlarıyla daimî öyle kalacak gibi mânâ verip, “Merkez-i Hilâfet-i İslâmiye” yakınlarında tasvir etmişler, Halep ve Şam demişler. Hadîsin mücmel haberlerini kendi içtihatlarıyla tavsil etmişler.” (Şualar, 492)
Yani Bediüzzaman’ın üstteki ifadelerinden de anlaşıldığı gibi, ahir zaman hadîslerini aktaran her âlim, Mehdi (A.S) olayının gerçekleşeceği yer olarak, kendi zamanının Hilâfet Merkezi olan Irak, Şam, Kûfe, Medine gibi şehirleri belirtmişler. Ahir zaman olaylarını kendi dönemlerindeki hilâfet merkezlerini esas alarak aktarmışlardır.
Ancak, ahir zaman olaylarının vuku bulduğu yerle ilgili rivayetlerin ortak noktası, bu olayların Hilâfet Merkezi’nde gerçekleştiğidir. Bilindiği gibi, son hilâfet merkezi İstanbul’dur. Halifelik bu yüzyılın başlarında resmî olarak kaldırılmıştır ve o günden bu yana dünya üzerinde başka hiçbir yere de taşınmamıştır. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in iki sancağı, kılıcı ve gömleği ile diğer Mukaddes Emanetler İstanbul’dadır. Sonuç olarak, halen bu manevî unvanı koruyan tek şehir İstanbul’dur.