2.1- MEHDİ (A.S)’IN GELDİĞİ HİDAYET ÇAĞI’NIN ÖNCESİNDE VE GİRİŞ DÖNEMİNDEKİ EKONOMİK DURUM

“Fakirler çoğalacak.” (Ölüm-Kıyâmet-Ahiret ve Ahir Zaman Alâmetleri, s. 455)

“Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.” (Ölüm Kıyâmet-Ahiret ve Ahir zaman Alâmetleri, s. 440)

“Deccal’in zuhurundan üç yıl önce, son derece buhranlı günler olacak, açlık hüküm sürecektir…” (Kıyâmet Alâmetleri, s. 220)

“Deccal’in çıkmasından önce gökyüzü üç sene yağmurunu tutar. Birinci senede normal yağmurun üçte birini tutup üçte ikisini yağdırır. Yeryüzü bitkisinin üçte birini bitirmez. İkinci yılda gökyüzü normal yağmurunun üçte ikisini yağdırmaz. Yeryüzü de bitkisinin üçte ikisini bitirmez. Üçüncü yılda ise gökyüzü yağmurunun tamamını keser, yeryüzü de bitkisinden hiçbirini bitirmez.” (Ebu Davud, İbni Mace, Taberani; Geleceğin Tarihi 3, s. 241)

Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S) öncesinde ve Hidayet Çağı’nın giriş devresinde yeryüzündeki halklar arasında açlık ve fakirliğin yaygınlaşacağını hadîslerinde bildirmiştir. Hiç şüphesiz tarih boyunca açlık ve sefalet hep var olmuştur. Ancak ahir zamanda fakirlik tüm dünya genelinde çok büyük bir artış gösterecektir ve bu durum da Mehdi (A.S)’ın gelişinin habercisi olarak hadîslerde bildirilmiştir. Kur’ân’ı Kerim’de bu durumun Allah’ın bir sünnetullahı olduğu şöyle haber verilmektedir:

EN'ÂM - 42 Andolsun ki; Biz senden önce ümmetlere de (resûller) gönderdik. O zaman onları da sıkıntıya ve darlığa uğrattık, böylece yalvarırlar diye.

EN'ÂM - 43 Böylece onlara darlığımız geldiği zaman yalvarsalardı olmaz mıydı? Fakat onların kalpleri kasiyet bağladı (katılaştı). Şeytan, onlara yapmış oldukları şeyleri süsledi (güzel gösterdi).

A'RÂF - 94 Ve Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını darlık ve sıkıntıya uğratmadığımız ülke yoktur ki; böylece onlar yalvarıp, yakarırlar.

A'RÂF - 95 Sonra seyyiatin yerini hasenatla değiştirdik. Ne zaman ki çoğaldılar ve şöyle dediler. “Babalarımıza da şiddetli darlık ve ferahlık dokunmuştu. (Allah’tan bilmediler, ders almadılar). Bunun üzerine onları farkına varmadan (şuurunda değilken) aniden aldık.”

A'RÂF - 96 O ülkenin halkı eğer âmenû olsalardı ve takva sahibi olsalardı elbette onlara semadan ve yerden bereketler (bolluk) açardık. Fakat onlar yalanladılar. Böylece kazandıklarından dolayı onları aldık (cezalandırdık).