1.1.d- Duhân fitnesi ve herşeyi açıklayan Mehdi (A.S)’dan yüz çevirmeleri.

Mehdi (A.S)’a karşı çıkan Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Allahû Tealâ’nın Resûl olarak gönderdiği Mehdi (A.S) ile bir özel TV programında beraber oldular. Ceviz Kabuğu rezaleti adlı programda, bir taraftan nefsin temsilcileri Yaşar Nuri Öztürk, Hüseyin Hatemi, Ayhan Songar, Hüseyin Atay ve bunların zanlarını tescil eden, programı yürüten Hulki Cevizoğlu; öbür yandan da Allah’ın Temsilcisi Efendimiz, Mehdi Resûl vardı.

Olay, şeytanın taraftarlarının Efendimiz’e yaptıkları bir hileydi, bir tuzaktı. Özellikle Ayhan Songar, Efendimiz’i “delilikle” itham etti. Bu olay, Duhân Suresinin 10, 11, 12, 13 ve 14. âyet-i kerimelerinin de aynı zamanda ispatı idi. İşte bu olayla Efendimiz’e bağlı olanların bir kısmı O’ndan yüz çevirdiler ve böylece fıska düştüler.

Duhân, günümüzde bütün dünyayı saran bir fitnedir. Allah’ın seçtiği insanların %90’dan fazlası, Allah’a ulaşmayı dilemeyerek gizli şirk sebebiyle “hanif dînininden” saparak dînde fırkalara ayrılmışlar. Duhân fitnesini oluşturan bu duman, bütün dünyayı saran bir azaptır ama bu insanlar (bugünün insanları) Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için hakk mü’min değillerdir. Allah’a inandıkları için kendilerini hakk mü’min sanıyorlar. Hem dünyada her hatalarından sonra Allah’ın azabını yaşıyorlar hem de cehennemde azap çekecekler.

Toplumun büyük kısmı, 1996 yılında Ceviz Kabuğu programında Allah’ın Resûl’ünün şeytandan vahiy alan, (şeytan tarafından) öğretilmiş ve deli olduğuna inandılar. Allah, o programda Resûl’üne sadece insanların kurtuluş (felâh) reçetesini (ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYİ) tekrar tekrar söyletti. Allah’ın asıl muradı ise “öğretilmiş ve deli” olduğu topluma kabul ettirilen Resûl’ün, Duhân-13 ve 14’teki Resûl olduğunu kesin olarak ispat etmek idi… Ve ispat etti.

Görülüyor ki Allah, Resûl’ünün gerçek kimliğini (Allah’ın indindeki payesini) bütün Türk halkına/milletine ispat etti. 4 dîn profesörü, mizanseni öyle güzel hazırlamışlardı ki; toplumun çok büyük bir kısmı, Allah’ın Resûl’ünün şeytandan vahiy aldığına (şeytan tarafından öğretildiğine) ve deli olduğuna inandılar.

Böylece Allah, Resûl’üne TUZAK kuranları, kurdukları TUZAKLA TUZAĞA DÜŞÜRDÜ. Televizyonları parselleyenler, HİDAYET ÇAĞI’nın Önderi Mehdi Resûl’e “öğretilmiş ve deli” dediler:

DUHÂN - 10 Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle.

DUHÂN - 11 (O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu, elîm bir azaptır.

DUHÂN - 12 Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü’minleriz.

DUHÂN - 13 Onlara (herşeyi) açıklayan bir resûl gelmişti. (Buna rağmen resûlün söylediklerinden) ibret almadılar.

DUHÂN - 14 Ve (O’NA) (şeytan tarafından vahyedilerek) “öğretilmiş” ve “deli” dediler ve sonra O’NDAN yüz çevirdiler.