BU DÜNYA YAŞANMAYA DEĞER BİR YERDİR
hiç unutmayın sözlerimi; bu dünya yaşan maya değer bir yerdir. Onu Allah’ın sizin için uygun gördüğü biçim ve boyutta yaşamayı başarırsanız bir gün sahip olduğunuz her şey için Allah’a şükretmeyi ve hamd etmeyi öğreneceksi niz. Olaylar sizi yaralayamayacak. Olaylar sizi kız dırmayacak. Size en büyük düşmanlık edenleri bile affetmeyi başaracaksınız. Her şey her geçen gün size biraz daha mutluluk verecek.
Günlük hayatımızda hangi hatayı yaparsak ya palım, nefsimize uyup aynı hatayı tekrar tekrar işle sek dahi mutlaka telafisi olduğunu bilmeliyiz. Her hâlükârda acziyetimizi idrak edip Allah’a sığınmak durumundayız. Bütün problemlerin tek çözüm mercii, Allah’tır. Ancak şeytan, Allah’la aramızın kötü olduğunu düşündürüp O’na müracaat etmeyi unutturmak ister. Oysa nefsi bize veren Allah, gü nah işleyebileceğimizi de en iyi bilendir. Allah’ın yardımı, Allah’ın rahmeti olmadıkça hiçbir zaman kendi imkânlarımızla pozitif sonuca ulaşmamız mümkün değildir. Bir insan kâinat kadar günah iş leyebilir ama Allah’ın affı kâinatı da kuşatmıştır.
Kim Allah’a ulaşmayı dilerse, dilediği anda bü tün günahları için tövbe etmiş sayılır ve gideceği yer cennettir. Birçok kişi sözlerimize inanmayacaktır.
“Bu kadar günahkârken, hiç kimseye söyleyemedi ğim günahlarım varken ben mi cennete gideceğim?” diyeceksiniz. Evet, sen. Hangi günahların sahibi olursan ol, Allah’a ulaşmayı kalbinden dileyebilir sen mutlaka Allah’ın cennetine gireceksin.
Dileyip dilemediğinizi anlamanız çok kolay sevgili kardeşlerim. Çünkü çok bariz bir farklılık olur. Namazdan hoşlanmazken, zikirden hoşlan mazken, oruç tutmak size ağır gelirken, bunla rın hepsinin doyulmaz zevkler olduğunu görmek mutluluğuna ereceksiniz. O zaman Allah’a sonsuz hamd ve şükredeceksiniz. Hani bir şarkı var ya: “Bana ne oldu, ben bilemem. Eski halimi hiç gö remem.” diye. Size ne olduğunu siz bilemezsiniz, size ne yaptığını Allah bilir. Sizi adam eder, Kendi sine layık kılar, cennetine layık kılar. Allah’ın sizi cennetine layık kılmasının bedeli sadece bir dilekte bulunmanızdır; Allah’a ulaşmayı dilemek.
“Ey Yüce Allah’ım! Ben seni çok seviyo rum. Bana emanet olarak verdiğin ruhu, dünya hayatını yaşarken Sana ulaştırmak istiyorum. Sana mutlaka ulaşmak istiyo rum. Senin ermiş evliyalarından olmak is tiyorum. Ne olur, beni dostlarının arasına kabul et.”
O’na ulaşmayı dileyin, mutluluklar kervanına siz de katılın. Allah hepinizden razı olsun. Sizleri çok ama çok seviyoruz, kalbimizden… DR. ABDULCABBAR BORAN