ALLAHÛ TEALÂ KÂLU BELÂ GÜNÜ HEPİMİZE BİR ÖDEV VERMİŞ

Halk arasında “Ne zamandan beri Müslü mansınız?” diye sorulunca hepimizin bir cevabı var: “Kâlu Belâ’dan beri.”

Kâlu Belâ gününde henüz kâinat yaratılmamış tı. Yoklukta, Âdem (A.S)’ın zürriyetini sırtından çıkaran Allahû Tealâ bütün insanları huzurunda topladı ve şu suali sordu:

“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”

“Ruh itibariyle ben sizin sahibiniz değil miyim? Nefs itibariyle ben sizin terbiyeciniz değil miyim? Beden itibariyle ben sizin amiriniz değil miyim?” Hepimiz “Kâlu Belâ” dedik; “Evet, Sen bizim Rabbimizsin.”

“Şimdi bana yeminler verin. Sözlerimi işittiniz mi?” diye soran Allahû Tealâ’ya hepimiz “İşittik ve itaat ettik.” diye cevap verdik. İşte o gün Allahû Tealâ bizden yeminler aldığını ifade ediyor.

- Sahibimiz olan Allah, ruhumuzdan misak alıyor; ruhumuzu yaşarken O’na ulaştırıp teslim etmemiz için.

- Terbiyecimiz olan Allah, nefsimizden yemin alıyor; nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmemiz için.

- Amirimiz olan Allah, bedenimizden ahd alı yor; yalnızca O’na kul olması için.

Bu yeminlerin hepsi, kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi, hacet namazı ile mürşidini Allah’tan sor ması ve tâbiiyetini gerçekleştirdikten sonra “Allah” isminin ard arda tekrar edilmesiyle gerçekleşir.