Geri Dönüş Talepleri

Hayatlarını Allah’ın emirlerinin dışında geçirenler, dünya için yaşayanlar, bütün yaşantılarının boş olduğunu, sadece Allah’ın yo lunun, gereklerinin var olduğunu ancak öldükleri zaman anlayacaklardır. Ve mutlaka şöyle söylerler: “Rabbim, beni dünyaya geri döndür. Yapmadığım salih amelleri yapayım.” Ama sır çözüldükten son ra Allahû Tealâ cehenneme gideceklerden hiç kim seyi geriye göndermez.

A'RÂF - 53 Onlar sadece onun tevîline (yorumuna) mi bakıyorlar? Onun tevîlinin geldiği gün, daha önce onu unutmuş olanlar: “Rabbimizin resûlleri hak ile gelmiştir. Artık bize şefaat edecek şefaatçiler var mı ki; bize şefaat etsinler. Veya (dünyaya) döndürülmüş olsaydık, yapmış olduklarımızdan başkasını yapardık.” derler. Nefslerini hüsrana uğrattılar. Ve uydurdukları şeyler kendilerinden ayrıldılar.

MU'MİNÛN - 99 Onların birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim, beni geri döndür.” dedi.

MU'MİNÛN - 100 “Böylece (geri gönderdiğin taktirde) terkettiğim salih amelleri (nefsi tezkiye edici ameli) işlerim.” Hayır, muhakkak ki onun söylediği söz, sadece (boş) bir kelimedir. Ve beas edilecekleri güne kadar onların arkasında berzah (engel) vardır.

ENBİYÂ - 95 Ve helâk ettiğimiz bir kasaba halkının, oraya dönmesi (yeniden hayata getirilmesi) haramdır (imkânsızdır).

“Rabbimizin şefaatçileri var mı ki bize şefa at etsinler?” sözü, “Rabbimizin resûlleri hak ile gelmiştir.” ifadesinden sonra kullanılmıştır. Eğer yaşarken Allah’a ulaşmayı dileyip o resûllere tâbî olmuş olsalardı, resûllerden biri yani kendi devir lerindeki devrin imamı, nebîler zamanında ise o nebî, onlara mutlaka şefaat edecekti.