İBADETLERİN EN BÜYÜĞÜ ZİKİRDİR

Allahû Tealâ Ankebût-45’te buyuruyor ki:

ANKEBÛT - 45 Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

“Kur’ân-ı Kerim tilâveti bir zikirdir, namaz kıl mak bir zikirdir. Ama zikrullah (Allah’ın ismini “Allah, Allah, Allah” diye zikretmek) en büyük tür.” diyor Allahû Tealâ. “Namaz dinin direğidir.” derler, tamam. Namaz dinin direği ise zikir dinin çadırıdır. Direk, çadırsız bir şey ifade etmez. Yağ mur, dolu, kar, rüzgâr gibi her türlü maddî olaydan koruyan örtü nasıl çadırsa, zikir de nefsin afetlerini yok etmek suretiyle insanları manevî kemirgenler den korur.

Bu hakikate dikkatle bakın. Allahû Tealâ diyor ki: “Allah abesle iştigal etmez. Her yaptığı mutlak olarak bir maksada matuftur.” Öyleyse acaba Al lahû Tealâ’nın zikirden maksadı ne?