Allah’ın Nurunu Söndürmek İsteyenler
TEVBE - 32 (Onlar) ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.
TEVBE - 33 Resûl'ünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak dîn ile (bu dîni) bütün dînler üzerine izhar etmesi (hak dîn olduğunu ispat etmesi) için gönderen O'dur.
SAFF - 8 Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.
Bütün bu âyet-i kerimelerden anlaşılıyor ki her devirde yeryüzünde fesat çıkaran insanlar vardır. Onlar Kur’ân’daki İslâm’ı bilerek isteyerek gizleyenlerdir. İşte Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den 14 asır sonra bugün hidayet unutulmuştur. Bugünkü dîn tatbikatında Kur’ân’daki İslâm’ın 7 safhası yoktur, sadece İslâm’ın 5 şartı vardır ve insanlar İslâm’ın 5 şartıyla kurtuluşa ulaşacaklarını zannetmektedirler. Ezelî ve ebedî düşman olan iblis, insanları kandırarak vasıta emirleri hedef emirlerin yerine geçirmeyi başarmıştır. İnsanlar Allah’ın dînini yaşamıyorlar. Oysaki insanın mutluluğu dîni yaşamakla mümkündür. Dînin dışında insanı mutluluğa ulaştıran başka bir vasıta yoktur.
Unutulmamalıdır ki Allahû Tealâ, nurunu Mehdi (A.S)’la tamamlayacaktır. Mehdi (A.S) içinde bulunduğumuz Hidayet Çağı’nın önderidir. Vazifesini bihakkın gerçekleştirerek, insanları Allah’a ve Kur’ân’a davet etmektedir. Vakti geldiğinde Allah’ın nurunun tamamlandığı bir asr-ı saadet tüm dünyada yaşanacaktır. Dînler birleşecek ve dînler birleştiği zaman bir tek hanif dînin varlığını insanlar idrak edeceklerdir ve insanlar hanif dînini; dünya saadetinin yarısını ve 3. kat cenneti yaşayabilmenin basit bir dilekle gerçekleştiğini idrak ettikleri zaman hiç kimse bu dînin dışında yer almayacaktır. O zaman üstlerinden ve ayaklarının altından Allah bereketler verecektir. İnsanlar zekâtlarını vermek üzere insan arayacaklardır. İnsanlık bu altın çağı, Devrin İmamı Mehdi (A.S) ile yaşayacaktır.
İster Tevrat’a ister İncil’e ister Kur’ân-ı Kerim’e bakalım, her üçünün de Allah’ın kelâmı olduğunu ve insanlar için 7 safha 4 teslimden oluşan hanif dîninin bütününü içeren vahiy kaynakları olduklarını görürüz. Gelecekte Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar elbette kendi kitaplarından 7 safha 4 teslimi öğrenecektir. Bunlar ayrı ayrı kitaplar olmasına rağmen ayrı ayrı dînler değildir; üçü de babamız İbrâhîm’in hanif dînidir. Arapça adı da İslâm’dır. Dînler birleşip herkes aynı dîni yaşayınca âhir zamanda mutlaka bir asr-ı saadet yaşanacaktır. Bu asr-ı saadet, Allahû Tealâ’nın Saff Suresinin 8. âyet-i kerimesinde beyan ettiği şekliyle Allah’ın nurunu tamamlamasıdır.
SAFF - 8 Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.
Hanif dîninin 7 safhasını -Allah’a ulaşmayı dilemek, mürşide tâbiiyet, ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin Allah’a teslimi- gerçekleştiren kişi Âli İmrân Suresinin 31. âyet-i kerimesi gereğince, Allah’ın sevdiği bir insan olmuştur.
Allahû Tealâ Âli İmrân-31’de Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’e hitap ederek buyuruyor ki:
ÂLİ İMRÂN - 31 De ki: “Eğer siz Allah'ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbi olunuz ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.”
Allahû Tealâ iradesini teslim edenler için Âli İmrân-76’da şöyle buyurmaktadır:
ÂLİ İMRÂN - 76 Hayır, (öyle değil)! Kim (Allah ile olan) ahdini yerine getirir ve takva sahibi olursa, o taktirde muhakkak ki Allah, takva sahiplerini sever.
Burada ifade edilen ahd, sadece fizik vücudumuzun ahdi değildir. Burada geçen ahd, ruhumuzun misaki, fizik vücudumuzun ahdi, nefsimizin yemini ve irademizin misaki olmak üzere 4 tane yemini muhtevasına almaktadır. Daha evvel de ifade ettiğimiz gibi, iradesini teslim eden insanların arasından Allah dilediği kişiyi irşada memur ve mezun kılar. Kavim resûlleri ise doğmadan evvel seçilirler. Bu resûllerin arasından her devirde bir kişi Allahû Tealâ tarafından devrin imamlığına tayin edilir. Devrin imamı bütün insanları hidayete erdirmekle vazifelidir. Her devirde tasarrufta olan tek kişi de odur.